İçeriğe geçin
YeniEmlak Uyum Testi: bu meslekte size ne kolay, ne zor gelebilir?bu meslekte size ne kolay, ne zor gelebilir? Kişisel raporunuz 12 dakikada hazır.
Güven Açık Gayrimenkul EğitimleriALOGÜVEN0534 815 77 96

Satış ve müzakere

Piyasa Daralıyor mu, Ayıklanıyor mu?

Yazan: , gayrimenkul eğitmeniYayın: Güncelleme: Okuma süresi: 3 dakika

Bu yazı 21 Eylül 2026 tarihinde yayımlandı; içindeki mevzuat, oran ve tutar bilgileri o tarihe aittir. Güncel durumu Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi nasıl alınır? rehberinde bulabilirsiniz.

Ağustos verisi masaya geldi ve manşetler “düşüş” diye yazdı.

Doğru; ama tablonun içine bakınca hikâye hiç de tek boyutlu değil. TÜİK’e göre ağustosta Türkiye genelinde 127 bin 410 konut satıldı; bu, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7’lik bir gerileme. Ocak-ağustos toplamı ise 950 bin 529 oldu. Sadece bu iki rakama bakan, piyasanın soğuduğunu düşünür. Oysa satışların kimden kime kaydığına bakınca bambaşka bir resim ortaya çıkıyor.

Asıl dikkat çeken kırılım şu: ilk el satışlar yüzde 4,5 düşerek 44 bin 378’e, ikinci el satışlar ise yüzde 19,4 gibi sert bir düşüşle 83 bin 32’ye geriledi. Buna karşılık ipotekli satışlar yüzde 7,2 artarak 22 bin 131’e çıktı ve toplam içindeki payı yüzde 17,4’e yükseldi.

Yani düşen, nakitle ve büyük ölçüde yatırım amacıyla alan kesim. Artan ise krediyle, oturmak için alan aile. Buna “daralma” demek yerine “ayıklanma” demek daha doğru. Yatırımcı kenara çekilirken, gerçek konut ihtiyacı olan alıcı sahaya çıkıyor.

Merkez Bankası bekliyor, alıcı beklemiyor

TCMB, 10 Eylül’deki toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu; gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi yüzde 35,5’te korundu. Böylece banka, 2026’daki son altı toplantıda faize dokunmamış oldu. Karar metnindeki asıl mesaj ise faizden çok talep tarafında: enflasyonun ana eğiliminin gerilediği, iktisadi faaliyet verilerinin ise iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği vurgulanıyor.

Sahadaki karşılığı net: Faiz sabit kaldı diye kredili alıcı geri çekilmedi. Tam tersine, yılın başından beri her ay biraz daha piyasaya girdi. Çünkü bu alıcı “faiz düşecek mi” diye değil, “kiraya verdiğim para taksite döner mi” diye hesap yapıyor. Bankaların vitrindeki oranları, kampanyaları ve vade seçenekleri onun için politika faizinden daha belirleyici. Kaldı ki bankalar, politika faizi yerinde dururken bile kaynak maliyetine ve rekabet baskısına göre kampanya açıp kapatıyor. Bu pencereleri izleyen danışman, müşterisine “bu ay şu bankada şu koşul var” diyebiliyor; izlemeyen ise “faiz düşünce konuşuruz” diyerek müşteriyi rakibe bırakıyor.

Fiyat tarafı: Reel kayıp sekizinci ayında

TCMB Konut Fiyat Endeksi temmuzda aylık yüzde 1,5 artarak 234,8’e yükseldi; yıllık nominal artış yüzde 25 olurken reel bazda yüzde 5,1 geriledi. Bu, konut fiyatlarındaki reel kaybın sekizinci ayı. Şehir bazında ise makas açılıyor: temmuzda İstanbul’da yüzde 2,7, Ankara’da yüzde 2,2 artış varken İzmir’de aylık yüzde 0,5 düşüş kaydedildi.

Bunu müşteriye anlatmanın en sade yolu şu: Konut, kâğıt üzerinde pahalılanıyor ama enflasyona göre ucuzluyor. Satıcı “fiyatım geçen yıla göre yüzde 25 arttı” derken haklı; alıcı “gerçek değeri düştü” derken de haklı. Danışmanın işi, bu iki haklıyı aynı masada buluşturmak. Bunun yolu da tartışmak değil, rakamı ortaya koymaktır: aynı dairenin bir yıl önceki ve bugünkü fiyatını, o dönemdeki enflasyonla yan yana gösterdiğinizde konuşma kendiliğinden sakinleşir.

Yabancı tarafı yatay

Yabancılara satış ağustosta yüzde 0,1 artışla 1938 adette kaldı; ocak-ağustos döneminde ise yüzde 6,3 düşüşle 13 bin 141 oldu. Sıralamada 343 konutla Rusya, 147 ile Ukrayna ve 140 ile İran yine ilk üçte. Bu segment artık “patlama” değil, “istikrarlı ama küçük” bir pazar. Burada başarı hacimden değil süreç kalitesinden geliyor: tapu, vergi numarası, banka hesabı ve dil desteğini tek elden yürütebilen danışman, az sayıdaki alıcının tercih ettiği isim oluyor.

Danışman için üç pratik çıkarım

Birincisi, ikinci el portföyünüzü gözden geçirin. Yüzde 19,4’lük düşüş en çok burada hissediliyor. Piyasanın “her şeyi satan” dönemi bitti; fiyatı doğru konumlanmamış ilan bu dönemde aylarca bekler. Satıcıyla oturup reel fiyat tablosunu göstermek, bugün en değerli danışmanlık hizmeti. Portföyünüzde üç aydır hareket görmeyen her ilan için satıcıyla yeniden fiyat görüşmesi yapmak, bu haftanın somut işi olmalı.

İkincisi, kredili alıcıya odaklanın. Piyasada büyüyen tek segment bu. Hangi bankanın hangi profile ne sunduğunu bilen, alıcıya taksit-kira karşılaştırmasını rakamla gösterebilen danışman, bu dönemde diğerlerinden ayrışır.

Üçüncüsü, “düşüş” haberini müşteriye siz anlatın. Alıcı bu manşetleri okuyor ve pazarlık masasına daha güçlü geliyor. Ona “haklısınız, ama düşen kısım yatırımcı talebi; oturmak için alan sizin gibi alıcının sayısı artıyor” diyebilmek, konuşmanın tonunu değiştirir. Korku değil, çerçeve satarsınız.

Haftaya bakış

Bir sonraki konut satış verisi 16 Ekim’de, PPK toplantısı ise 23 Ekim’de. Aradaki dönemde eylül enflasyonu ve banka kampanyaları belirleyici olacak. Merkez Bankası’nın “iç talep zayıf” tespiti, önümüzdeki aylarda kredi tarafında gevşeme sinyali olarak okunabilir; ancak sahada bunu beklemek yerine bugünkü kampanyaları takip etmek daha kazançlı.

Özetle: Ağustos düşüşü bir çöküş değil, piyasanın yatırımcıdan ihtiyaç alıcısına doğru el değiştirmesi. Bu geçişi ilk fark eden ve portföyünü ona göre kuran danışman, sonbaharı kazanır.