Neden Gayrimenkul Danışmanı Oldunuz

Güven AÇIK

Bu soru, her danışmanın yanıt vermesi ve kendisine sıkça sorması gereken bir sorudur.

Eğer bu soruya cevap veremiyorsanız, bir yerde terslik vardır.

Bu yazımda gayrimenkul setöründe olma sebebini keşfedeceksiniz. 

Ben gayrimenkul sektörüne bir önceki işimde battığım için girdim. Yeni olduğum günlerde çok zorlandım. Hatta, ilk kez bana gayrimenkul danışmanlığı teklif edildiğinde “Bana kesinlikle uymaz!” dediğimi çok net hatırlıyorum. 

Daha sonra satış eğitimi verdiğim Remax Atlas’ın ekibinin kazandığı geliri öğrenince, hiç tereddüt etmeden sözleşmeyi imzalayıp “Quick Start” eğitimine yazıldım. O günlerde beş parsız olduğum için eğitim ücretimi Brokerim ödemişti. 

Kendisine çok şey borçluyum. Bugün bu noktaya gelmem onun sayesinde oldu. 

İşin özeti, ben gayrimenkul sektörüne para kazanmak için girdim.

Hizmet Aşkı

Para, Başarı veya Hizmet Aşkı

Danışman gayrimenkul sektörüne neden girdiğini sıklıkla unutuyorsa, başarısı sınırlı bir seviyenin altında kalır. Bu durum gayrimenkul sektörüne özgü bir şey olmasa da, gayrimenkul sektöründe çizgi ötesine geçmiş, yılda 800,000.-TL bin üzerinde net kar elde eden her mükemmel danışmanın aklından hiç çıkratmadığı bir NEDEN ‘i vardır. 

Her sabah bu NEDEN onları yataklarından kaldırıp hedefleri ve amaçları için çalışmaya motive eder. Asla pes etmez ve vazgeçmezler. Mükemmel danışman seviyesine gelemeyen diğer danışmanlar ise, bunun bir şans olduğuna, tanrının onlara “Yürü be kulum!” dediğine dair sohbetten öteye bir şey yapmadıklarına tanık olursunuz.

Gayrimenkul sektöründe çalışanların % 70 ’i para kazanmak için danışman olarak veya ofis açarak çalışıyor. Yüzde 20‘lik kısmı ise kariyer veya başarılı olmak için çalışıyor. Yüzde 10‘luk kısmı ise hizmet aşkı için çalışıyor. Başarı ve hizmet aşkı için çalışanlar aslında neden bu sektörde olduklarının farkında olanlar. Asıl sorun, bu mesleği para için yapanlar grubunda. 

Altın Öğütler

Para için çalışanlara birkaç altın öğüt

Para için çalışmanın aslında hiçbir kötü yanı yok. 

Ancak, para için çalıştığınızın farkındaysanız, bazı konulara dikkat etmelisiniz. 

Para aslında bir araçtır. Size sadece ihtiyaçlarınızı gidermeniz ve istediklerinize sahip olabilmeniz için hizmet eder. Para doğru şekilde kullanılırsa insanı ve onun ailesini uzun süre konfor içinde yaşatabilir. Bunu başarmak için paranın kölesi olmaktan çıkıp parayı köle haline getirmek gerekir. 

Para için çalışanları daha yakından gözlemlediğinizde şunu sıklıkla görürsünüz; inişli ve çıkışlı bir ekonomik hayatları vardır. İşlem yapıp para kazandıklarında her şey harikayken, işlem yapamayıp beş parasız kaldıklarında sektöre ve müşterilere lanet okurlar. 

Para insana hızlı bir şekilde konfor alanı ve rahatlama hissi yaratır. Kişinin eyleme geçmesine engel olur. Bu paranın diğer yüzüdür. Konfor alanına giren danışman, parası bitene kadar bu konfor alanında kalmaya devam eder. Mükemmel danışman ise, bunun tam tersine para kazandıkça daha fazlasını üretmeye devam eder. Paranın kölesi olan danışman sürekli olarak mükemmel danışmana şu soruyu sorar “Abla ne yapacaksın o kadar parayı?” Bu yaklaşım aslında para için çalışanların doğal bir şakayla karışık kıskançlık yaklaşımıdır. Bu grupta olan danışmanlar mükemmel danışmanların da kendileri gibi ÇOK PARA için çalıştıklarını zannederler. 

Aslında durum hiçte öyle değildir.

Çalışma Nedenini Bul

Çalışma Nedenini Keşfet

Sıradan bir danışmanlar mükemmel danışmanların daha büyük bir NEDEN için çalıştıklarının farkında değillerdir. Mükemmel danışmanlar kendileri için değil, asıl amaçları için çalışırlar. Onların bir ülküsü ve sevdası vardır. Büyük nedenleri olduğu için daha fazla çalışırlar ve gelir üretirler. Ürettikleri gelirin bir bölümünü paylaşmayı ve kendilerine yatırım yapmayı öğrenmişlerdir. Onları çalışmaya, eyleme geçmeye ve paylaşmaya motive eden, hiç şüphe duymadıkları bir NEDEN ‘leri vardır. Asıl güçleri buradan kaynaklanır. Para onları motive etmez!

Bunu anlamak adına, mükemmel danışmanlarla sohbet edebilme imkanı bulduğunuzda onlara yukarda yazdığım soruyu sorun. Bakalım nasıl bir yanıt duyacaksınız?

Çalışma nedeninizi bulmak aslında bir erdemdir. 

Benim çalışma nedenim “HİZMET ETMEK”, yoksa her hafta Pazartesi günü 3 sayfa blog yazısı yazmak için bir motivasyonum olmaz. Çünkü blog yazılarımı okuyanlardan bir para kazanmıyorum. Büyük bir engel olmadığı sürece her Pazartesi sabahı sizleri geliştirecek, düşündürtecek, mükemmel olmanızı sağlayacak bilgiler paylaşmaya çalışıyorum. Yani beni motive eden nedenimi ortaya koyuyorum. Bu sürdürülebilir sonsuz bir enerji. Yorgunluk yerine canlılık sağlıyor.

Nasıl keşfedeceksiniz

NEDEN ‘inizi nasıl keşfedersiniz?

Başarılı her insanın bir NEDEN ’i vardır. Eğer dünyaya mal olmuş önmeli insanların biyografi kitaplarını okursanız, hepsinin büyük nedeni için mücadele ettiklerine tanık olursunuz. Bu yazımda size kendi nedeninizi bulmanız için pratik ve işe yarayan bir yöntemi anlatacağım. 

Eğer zaman bulup bu çalışmayı yaparsanız, siz de kendi büyük nedeninizi keşfetmiş olursunuz.

    1. Adım: Kendinize çalışacak huzurlu bir yer bulun

Kendinize sizi kimsenin rahatsız etmeyeceği bir mekan bulun. İster evin dışında isterseniz evin içinde. Yeterki 1 saat boyunca rahatça çalışma imkanınız olsun. Bu çalışmayı yapmak için sadece kağıt ve kaleme ihtiyacınız olacak. Doğal olarak sizin de orada olmanız yararlı olabilir. 😉

    1. Adım: Sizin için önemli ve değerli şeylerin bir listesini yapın

Kağıdı kalemi çıkartıp çalışmaya başlayın. Bu adımda yapacağınız şey; içinde bulunduğunuz dönemde sizin için önemli ve değerli olan her şeyi üç dakika boyunca hiç durmadan alt alta yazmanız. Bu listeyi oluştururken şuna dikkat edin. Eğer aileniz sizin için değerli ve önemliyse her kesin adını alt alta yazmayın. 

Bir örnek vermem gerekirse, aşağıdaki gibi bir liste olacak. Ben sadece 10 adet ile sınırlı tuttum. Bu liste 3 dakika içinde alt alta yazacağınız, soyut yada somut sizin için değerli ve önemli şeylerden oluşmalıdır. Verdiğim 3 dakikalık süre içinde bazılarınız 20-30 şey listeleyebilir. Bazılarınız ise 3-4 tanede tıkanabilir. Hiçbir şey yazamıyorsanız bir psikiyatristen randevu almanız iyi bir öneri olabilir. 😉

    • Aile
    • Para
    • Sağlık
    • Meslek
    • Çocuklar
    • Ülke
    • Özgürlük
    • Ev
    • Araba
    • Sevgi
    1. Adım: Listenizi önceliklendirin

Üç dakika sonunda tamamlamış olduğunuz listeyi gözden geçirin. Listenizden emin olduktan sonra bir kısa mola verip kahvenizi veya çayınızı içip kafanızı rahatlatın. 

Hazırsanız, listenizin içinden sizin için olmazsa olmaz ilk 5 tanesini veya 3 tanesini öncelik sırasına dizin. En ama en önemli olanın yanına (A) ikinci önemli olanın yanına (B) gibi ilk beşi veya üçü sıralayıp ayırı bir liste çıkratın. 

    1. Sağlık
    2. Aile
    3. Özgürlük
    1. Adım: Listenizdeki ilk üçü kesinleştirin

Son olarak yapmış olduğunuz A,B,C listesini kesinleştirin. Listenizin öncelik sırasından mutlaka emin olun. İç sesinizi dinleyin çünkü iç sesiniz (vicdanınız) sizi hiçbir zaman yanıltmaz. 

İlk üç listesi oluştuktan sonra işiniz biraz zorlaşabilir. Çünkü önemli bir yaşam sınavından geçeceksiniz. Bu sınav sırasında vicdanınız ile baş başa olacaksınız. Kendinize karşı dürüst ve samimi olmanız son derece önemli.

    1. Adım: Seçiminizi yapın

Şimdi, işin can alıcı noktasındayız. Hazırsanız başlayalım. 

Şöyle bir şey hayal etmenizi istiyorum; son listenizdeki 3 şey (A-B-C-her ne ise) denizde ve boğulmak üzereler;

Bu üçü arasında siz ilk hangisini kurtarırdınız? 

Daha sonra hangisini ve en son hangisini?

Bunu yaparken zorlanabilirsiniz. Bu çok doğal bir durum. Bende çok zorlanmıştım. Denizden kurtarma sırasına göre listenizi yeniden kontrol edin. İlk yazdığınız sıra ile aynı ise bu iyi bir durum. Eğer liste sırasında bazı değişiklikler olduysa, bu daha da iyi bir durum. Çünkü sizi için en önemli ve değerli olanı buldunuz anlamına geliyor.

Bulduğunuz en üst değer sizin NEDEN’iniz olacaktır. Bununla bitti mi? Hayır bitmedi. Bazen aklımız bize oyunlar oynayabilir. Bunun önüne geçmek adına son olarak şunu yapmalısınız. Biraz zorlayıcı olacak ama denemeye değer.

Ne Kadar sürer

Bulduğunuz NEDEN olmadan ne kadar yaşayabilirsiniz? 

Eğer bu soruya verdiğiniz cevap “Olmasa da yaşamaya devam ederim.” türünden bir cevapsa, kendinize karşı dürüst olmadığınızı dikkate almanız, yararınıza olacaktır. Aksi halde, yıllar geçtikten sonra geriye dönüp nasıl bir hayat yaşadığınızı gözden geçirdiğinizde çok ama çok üzülebilirsiniz. 

Eğer “NEDEN ’im olmadan yaşamam imkansız!”, Ya da “Çok zorlanırım!” diyorsanız. Doğru yoldasınız demektir. 

Bundan sonra nedeninizi hiçbir zaman aklınızdan çıkartmadan yolculuğa devam etmelisiniz. Artık sizi canlı ve diri tutacak bir NEDEN ‘e sahipsiniz 

Başka neye ihtiyaç var

Başka neye ihtiyacınız olacak?

Neden gayrimenkul sektöründe olduğunuzu bilmek sizi daha başarılı yapacak olan en temel faktördür. Nedeninizi bilmeden sadece para için çalışmak sizi hiçbir yere götürmez. 

Eğer nedeninizi keşfettiyseniz ve artık sabahları yataktan fırlayıp çalışmak için hazırsanız size gerekli olacak iki şeyden daha bahsetmek istiyorum.

a) SİSTEM: Sizi başarıya taşıyacak önceden düşünülmüş, tasarlanmış ve denenmiş bir sisteme ihtiyacınız olacak. Bu sistem ya da iş modeline bağlı çalışmanız ve sistemin gereklerini yerine getirmeniz sizi adım adım başarıya taşıyacaktır. 

b) ALIŞKANLIKLAR: Bir sisteminiz varsa bu sistem sizi mükemmel alışkanlıklara taşıyacaktır. Aylık, haftalık ve günlük iş alışkanlıklarınızı sürdürürseniz çevik ve güçlü olursunuz. İşinize odaklanmanız kolaylaşır. Eyleme geçmekte hiç tereddüt etmezsiniz. Günlük rutin yapmanız gerekenleri yapmak sizi zirveye taşıyacaktır. 

Bu konuda size bir de kitap önerisinde bulunacağım. Yazarın adı Simon Sinek. Yanlış okumadınız; adamın soyadı bildiğiniz sinek olarak yazılıyor. Yazmış olduğu kitaplar arasında bana göre okunması gereken iki kitap var. Bu iki kitabı okuyarak NEDEN ‘inizi kolayca keşfedebilirsiniz. 

Simon Sinek ’e ait bir de YouTube da bir video var onu da seyretmenizi öneriyorum. Gelelim kitapların adlarına; iki ayrı cilt olarak satılan “Arıtan” yayınevinden “Neden ile Başla 1 ve 2” diğer kitap ise, uygulamaya yönelik kitap, yine aynı yayınevinden “Kendi Nedenini Bul

Umarım bu iki kitap önerimi alır ve okursunuz.

Hepinize bol kazançlı bir hafta diiyorum.

Sevgiyle,

Güven AÇIK

Views: 167

Karne Ne Durumda

Güven AÇIK
Eğer profesyonel bir gayrimenkul danışmanıysanız, ilk altı ayınızın danışman karnesine bir göz atmanızda fayda var. Karne ne durumda bir bakalım.
 
Her danışman haftalık ve aylık olarak önce kendisine hesap verebilmeli. Yani ürettiği sonuçları irdeleyebilmelidir. Eğer kendinize hesap verebiliyorsanız, sonunda kazanan siz olursunuz. Eğer kendinize hesap vermeyi bilmiyorsanız, duvara toslama olasılığınız çok yüksektir.
 
Danışman Künyesi

Danışman Künyesi

Her danışman sorulduğunda kendi künyesini bir solukta söyleyebilmelidir. Danışman künyesi danışmanın istikameti yani ulaşmak istediği hedeftir. Eğer danışman künyesini bilmiyor veya okuyamıyorsa, sonuçları da ağır olur. Böyle bir durumda önce danışman sonra da ofis kaybeder. Her ofisin danışmanları kendi künyesini okuyabilecek durumda olmalıdır.
 
Danışman künyesi hangi bilgilerden oluşur?
 
    1. Üreteceği Yıllık Ciro Miktarı        “4,000,000.-TL/Yıl”
    2. Çalışacağı mülk fiyat aralığı        “5,000,000.-TL ile 8,000,000.-TL arası”
    3. Yıllık Satış Adeti                            “4,000,000.-TL / (5,000,000.-TL x %4) = 20 adet”
    4. Yıllık alacağı Tek Yetki Sayısı.      “20 adet x 12 = 240 adet”
 
Eğer danışman “Künyeni Oku!” dendiğinde bu 4 soruya cevap veremiyor ve boş boş bakıyorsa, hem ofise hem de danışmanın ailesine yazık olmuştur.
 
Danışmana künyesi sorulduğunda cevabı şu şekilde olmalıdır;
 
Bu yıl dört milyon TL ciroya koşuyorum. Bu yıl çalışacağım mülk fiyat aralığı 5-8 milyon TL arasında olacak. Toplam 20 satış işlemi gerçekleştireceğim. Bunun için 240 adet tek yetkili mülk sözleşmesi alacağım
 
Bu tekmili veremeyen danışman içi boş danışmandır. Ofislerin bünyesinde çalışan her danışmanın künyesini net bir şekilde okuyabilmesi olmazsa, olmazdır. Buna aynı zamanda “Sayılar ile konuşmak veya Hesap vermek” de denir.
 
Danışman Karnesi

Danışman Karnesi

 
Her danışman en az 3-4 ayda 1 veya 6 ayda 1 karnesinindeki notlarına bir göz atmalı ve ona göre çalışmalıdır.
 
Danışmanın karne notu nasıl belirlenir? Gelin şimdi tek tek bakalım;
 
    1. Doğru Lokasyonda ve doğru Fiyatlı 12 Adet Satılık Portföy               1 Puan
    2. Yıllık, Aylık ve Haftalık İş Planı                                                                1 Puan
    3. Haftada 8-12 adet Soğuk Arama                                                            1 Puan
    4. Haftada 4 adet Mülk Sahibi Randevusu                                                1 Puan
    5. Haftada 2 gün Bölge Çalışması                                                               1 Puan
    6. Haftada 2 adet Tek Yetkili Satılık Mülk Sözleşmesi                               2 Puan
    7. Haftada 1 adet Satış İşlemi                                                                      3 Puan
 
Siz de Karne Notunuzu yukardaki puanlamaya göre saptayabilirsiniz.
 
    • Eğer karne notunuz 10-9 ise dört dörtlük durumdasınız. Aynı şekilde devam edin.
    • Eğer karne notunuz 7-8 ise eksiklerinizi kısa zamanda tamamlamalısınız. Ne çalışıyor ne çalışmıyor?
    • Eğer karne notunuz 5-6 ise kendinizi hızlıca toparlamalısınız. Hemen bir mentor ile çalışmaya başlayın.
    • Eğer karne notunuz 4 ve aşağıda ise sıkıntı çok büyüktür. Yanlış meslekte olabilirsiniz.
Kendine Hesap Verebilmek

Varolan durumu gözden geçirmek neden önemli

Dünya üzerinde ilerlemeyen, gelişmeyen veya büyüme eğiliminde olmayan hiç bir canlı yok. Yeryüzünde her şey her gün değişiyor ve yenileniyor. Rekabet artıyor ve koşullar hızla değişiyor. Buna uyum sağlayanlar hayatta kalabiliyorlar. İşlem yapabiliyorlar ve para kazanıp varlıklarını artırabiliyorlar.
 
Varolan durumunuzu gözden geçirmek, ölçmek ve kıyaslamak belli bir zaman diliminde gösterdiğiniz gelişimin bir şekilde ölçülmesinden başka bir şey değildir. İstikametiniz, hedefiniz belli değilse zaten nereye gittiğinizin de bir önemli yoktur. “Yuvarla gitsin.” kafa yapısı ilerki günlerde büyük pişmanlığa yol açar. Ölmek üzere son günlerini yaşayan insanlara sorulduğunda çoğunlukla “Yapmadıkları şeyler için çok pişman olduklarını” söylerler. Ölümü en çok tetikleyen zihinsel unsur  “PİŞMANLIK” tır.
 
Varolan durumunuzu düzenli olarak gözden geçirmek size kendinizi geliştirmek, daha iyi olmak ve hayallerinize ulaşmanın kapısını aralar. Bu nedenle bir mentorla çalışmak sizin bıçağınızın keskin kalabilmesi için bileylenmenize olanak sağlar.
 
Birçok kez duymuş olabilirsiniz; “Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz” derler. O kadar kıymetli bir bilgidir ki bu! Günlük hayatın her yerinde ölçü kullanılırken kişinin kendi sonuçlarını ölçmek istememesi veya bunu nasıl yapacağınız bilmiyor olması çok önemli bir kayıptır.
 
Özgüvenli Olmak

Özgüvenin önemi

Özgüven, danışmanı başarıya götüren yolda temel bir faktördür. Kendine güvenen danışman, daha fazla risk alarak büyük başarılara imza atma potansiyeline sahiptir. Özgüven, danışmanların kendilerine olan inancını artırır ve hedeflerine ulaşmaları için daha fazla motivasyon sağlar.
 
Kendine güvenen danışmanlar, zorluklarla baş etmekten korkmaz ve daha fazla inisiyatif alarak sorunları çözmeye çalışır. Aynı zamanda, özgüven sahibi danışman daha iyi iletişim kurar, kararlarını daha etkili bir şekilde alır ve başkalarına liderlik yapma kabiliyetine sahip olur.
 
Özgüven, kişinin yaşamında daha fazla başarı, mutluluk ve tatmin hissi yaşamasına olanak sağlar. Bu nedenle, kişisel gelişim için özgüvenin önemin kesinlikle göz ardı edilemez.
 
Kendini değerlendirmek ve başarıyı ölçmek, kişisel gelişim için önemli faktördür. Başarıyı değerlendirme yani danışman karnesi hedeflerin doğru belirlenmesi, ilerlemenin takibi ve sonuçların analizi açısından önemli bir katkı sağlar. Danışman bireysel başarısını ölçmek için, hedeflere ulaşma oranı, performans değerlendirmeleri ve geri bildirimler kullanarak karne notlarını yükseltebilir.
 
Motivasyon sağlamak için ise hedeflerin gerçekçi olması, ilerlemenin görünür olması ve kişisel başarıları kutlamak önem arzeder. Danışman kendini motive etmek için, kişisel hedeflerinin ve iç motivasyonun farkında olması gerekir. Başarıyı ölçmek ve motive etmek, danışmanın kişisel gelişimi için önemli bir adımdır ve danışmanın kendine olan güvenini artırır.
 
Bu haftalık da bu kadar.
 
Bol kazançlı bir hafta olsun.
 
Güven AÇIK
www.egitim.gayrimenkuluniversitesi.com
https://linktr.ee/guvenacik
https://bit.ly/mybooks
https://guvenacik.podbean.com

Views: 169

Her zaman Başarılı olmak için

Facebook
Twitter
LinkedIn
Güven AÇIK

Merhaba,

Yılın yarısı tükenmek üzere! 

Başarılı  olmak için sadece 6 ayınız kaldı…

Size sorsam, başarılı olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Çoğu danışman yıla hızlı başlar. İlk 90 gün yüksek bir gayretle istediği sonuçlara ulaşmaya çalışır. Danışmanların birçoğu da bunun sonuçlarını görür. Kiralamalar, satışlar peş peşe gelmeye başlar. Yavaş yavaş geliri artar ve bu gelir istikrar kazanır. Hatta, tasarruf ederek bankada para biriktirir.

90 günlük yoğun bir çabanın ardından elde edilen gelirle, ZENGİNLİK dönemi başlar. Tam burada ego devreye girer ve danışman artık “Ben bu işi biliyorum.” demeye başlar. 

Arkasından ne olur? Kazanılan paralar zaman içinde tükenir. Zenginlik yerini parasızlığa bırakır. Danışman belli bir süre beş parasız dolaştıktan sonra eğer mecali kalmışsa sil baştan çalışmaya koyulur. Danışmanların %70 i bu şekilde çalışır. Lunaparklardaki “Roller Coster” lar gibi. Bir zengin, bir fakir! Bir zengin, bir fakir…

Bu inişli çıkışlı istikrası bir gelirin NEDEN kaynaklandığını sizinle paylaşmak istiyorum.

Evet, belki sizin de başınıza benzer durum gelmiş olabilir. Danışmanlara bu istikrarsızlığa neyin yol açtığını sorduğumda aldığım ilk üç cevap aşağıdaki gibi sıralanıyor;

    1. Sektör böyle, yapacak bir şey yok!
    2. Paranın yüzü sıcak!
    3. Valla, bir şey oluyor ama ben de anlamıyorum.
Sorunu Söylüyorum

Sorununu baştan söylemek istiyorum

Buna bilim alanında “KONFOR ALANI” hastalığı deniyor.

İnsan, doğası gereği hayatta kalabilmek için hedef odaklı yaşayan ve günlük hedeflerine ulaşmaya çalışan bir  canlı. İlkel dönemde insanın temel iki hedefi vardı; Karnını doyurmak, yaşaması ve hayatta kalabilmesi için bu şarttı. İkincisi ise barınmaktı. Diğer yırtıcılardan korunmak için kendini güvenilir bir yerde saklaması, dinlenmesi ve uyuması gerekiyordu. 

İnsan zamanla gelişti ve bugüne kadar geldi. Bugün insanın yiyecek bulmak ve barınmak gibi hiçbir sorunu yok. Her şey var. Sadece, yiyeceğe ve barınmaya sahip olabilmek için Tek bir Şeye ihtiyacı var; 

Para Para Para

PARA! 

İnsanın parası varsa, karnını doyurabiliyor ve barınabiliyor. Bundan sonrası…

Günümüz insanı temel yiyecek ve barınma ihtiyacını karşılar karşılamaz bir “KONFOR ALANI” na giriyor. Günümüz insanın, konfor alanını kaybedene kadar mücadele etmesini gerektirecek hiçbir nedeni yok. İnsan ne zaman parası biterse, borç bulamazsa, kredi kartı hesabı dip yaparsa konfor alanından çıkması gerektiğini fark ediyor.

Fakat, insan bu kadar dibi gördüğünde, bu sefer endişe kat sayısı zirve yapıyor. Korku dağları sarıyor. İnsan beyni derhal Kortizol salgılanmasını emrediyor. Kandaki kortizol miktarı artıkça önce stres, sonra da depresyon kendini gösteriyor. Ardından yaşam büyük bir çöküşle sonlanıyor.

Bu uçurumun kıyısından dönen sayısız danışman tanıyorum.

Bu korkuyu yaşamaya değer mi? Kesinlikle değmez. 

Konfor Alanı

Konfor Alanından çıkabilmek

Çözümü oluşturan üç unsur var;

    1. Sabır ve Kararlılık
    2. Hedef Odaklı Çaba
    3. Günlük Düzenli Aktiviteleri Kesintisiz Yapmak

İlk iki unsur olan “SABIR ve KARARLILIK”, “HEDEF ODAKLILIK” konularında çok fazla yazacak bir şey yok. Zaten geçmiş blog yazılarımda bu konulardan birçok kez bahsetmiştim.

Ancak “GÜNLÜK DÜZENLİ AKTİVİTLER” i kesintisiz yapmak konusunda size bir reçete verebilirim. Uygularsanız, başarılı olma ihtimaliniz % 200! 

Günlük Düzenli Aktiviteler

Günlük Düzenli Aktiviteler

Tek tek aktarmak istiyorum.

    1. 90 GÜNLÜK İŞ PLANI kullanın. Bu doksan günün her ayını ve her haftasını da ayrı ayrı planlayın. (IV90 Çözüm ortağınız olabilir) Son olarak da günlerinizi planlayın. Bütün bunları yapabilmeniz için matematiğinizin iyi olması gerekir. Hedeflediğiniz ciroya ulaşmak için ayda kaç mülk satmalısınız? En düşük satış fiyatınız ne olmalı? Haftada kaç Bölge Çalışması yapmalısınız? Haftada kaç aday üretmelisiniz? Günde kaç kişiye telefon açmalısınız? Günde kaç ziyaret yapmalısınız? İşin özü sayılarınızı çok iyi bilmelisiniz.

2. Günlük planınızı “Düzenli Yapılan İşler” şeklinde planlamalısınız. Çoğu danışman günlük planlarını bir ajanda gibi kullanıp yapacağı işleri yazıyor. Bunun yerine yapılması gereken “Düzenli Yapılan İşler” in yazılması ve yapılması gerekir. Örneğin, İnternette Pazar Araştırması. Sahibinden Satılık Mülk Arama Saati. Bölge Çalışması Saatleri, Muhasebe Kayıtları Saati, Takip Aramaları, Raporlama, Sosyal Medya Rapor Çalışmaları gibi güne dağıtılmış sizi hedefinize taşıyacak olan rutin işlerin/aktivitelerin Günlük İş Planında tek tek planlanması gerekir.

3. Sabah saat kaçta ofiste olacaksınız ve ilk ne yapacaksınız? Plansız bir şekilde ofise gitmek kadar tehlikeli hiçbir şey olamaz. Ofise gidip ne yapacağınızı planlıyorsanız, başarılı olma ihtimaliniz yok gibidir. O gün para kazanmaya da hazır değilsinizdir. Bu konuda bir alışkanlığınız olmalıdır. Her gün aynı saatte ofise gelerek önceden kendinize atadığınız görevi yapıyor olmalısınız. Ofise gelip sosyal medyada zaman geçiriyorsanız, internette geziniyor ve alışveriş yapıyorsanız, bu yazı sizin okumanız gereken bir yazı olmayabilir. Gayrimenkul Danışmanlığı ZOR bir meslektir. Hiçbir gün kolay geçmez. Mücadele bizim başarı motivasyonumuzdur.

4. Diyalog Çalışması ve Role Play (canlandırma çalışması yapmak) her gün yapılması gereken diğer bir önemli düzenli görevdir. Bunu bıçağınızı bilemek gibi düşünebilirsiniz. Bizim en güçlü silahımız mülk sahibi ve müşterilerle yaptığımız diyaloglardır. Bunları yeterince önemsemiyor ve üzerinde gerektiği kadar prova da yapmıyorsanız, şansa gelir üretme ihtimaliniz çok yüksektir. Gelirinde sıçrama yaşayan tüm danışmanların tek bir ortak noktası vardır. Diyaloglarına düzenli olarak çalışmak ve prova yapmak. Soracağınız soruların kalitesi ve alacağınız yanıtların kalitesini ortaya koyar. Doğaçlama sorduğunuz sorulara karşılık alacağınız yanıtlar, sizi hiçbir yere götürmez. Zaman, emek ve para kaybetmeye devam edersiniz.

5. Günlük Sayılarınızı bilmelisiniz. Başarılı danışmanlar günde kaç telefon açması, kaç ziyaret, kaç takip, kaç servis ve kaç bölge çalışması yapacağını sayı olarak çok iyi bilirler. Bunları tamamlamadan ofisten ayrılmazlar. Eğer günlük hedefledikleri sayıları yakalayamazlarsa, bunu ertesi güne bırakıp daha fazlasını yapmaya çalışırlar. Onlar düzenli yapılan aktivitelerin kolay olmadığını ama yapıldığında da hayallerine kavuşacaklarını zaten kavramışlardır. Kendilerine güç katacak olan tüm aktiviteleri iyi bilir ve yaparlar.

6. Günü tamamlarken her bilgiyi gerekli yere kaydederler. Söz uçar, yazı kalır. Ertesi günü planlar, gözden geçirir ve kafalarında net bir ertesi gün planı ile ofisten ayrılırlar. Günü başarı ile tamamlamanın verdiği zihinsel dinginlikle evlerine gider ve sevdikleri ile zaman geçirirler.

7. Planladıkları saatte kitaplarını okur ve uyurlar. Uykularına çok dikkat ederler. Çoğu başarılı danışman sabah 6:00 – 6:30 da uyanır sabah ritüellerini yapar ve güne çelik gibi başlarlar. Sabah dinç uyanabilmek için de erken yatmayı ve iyi bir uyku almayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Onların bir hedefi vardır ve bu hedefe ulaşana kadar kesintisiz bir şekilde aktivitelerini aksatmadan yaparlar. Sonuç başarı ve mutluluk olur.

para, başarı ve hizmet aşkı
para, başarı ve hizmet aşkı

Evet, eğer siz de konfor alanından çıkmak istiyorsanız mutlaka günlük aktivitelerinizi aksatmadan düzenli olarak yapmaya devam etmelisiniz. Unutmayın, inişli çıkışlı bir hayat yerine, sürekli yükselen bir yaşam kalitesi sürdürmek son derece keyiflidir.

Şimdi kendinizi bir değerlendirin ve ne yapmanız gerekiyorsa derhal harekete geçin.

Başarılı ve bol kazançlı bir hafta sizi bekliyor.

Güven AÇIK

 

Views: 97

Türkiye’de Emlakçılık Sektörünün Sorunları

Güven AÇIK

Nisan Ayı’nın sonuna geldik.

Artık Bahar ayları geldi. Gayrimenkul sektörü açıldı.

Ancak, SORUNLAR devam ediyor.

Bu haftaki yazımı sektörün sorunlarıyla ayırdım. Biraz başınıza ağrıtacağım. Ancak bu konular beni her gün daha fazla rahatsız ediyor.

Bu haftaki yazında resim yok sadece düzyazı var. Size pek eğlenceli gelmeyebilir. Yine de okumanızı ve üzerinde biraz düşünmenizi rica ediyorum. Yorum da bırakırsanız çok mutlu olurum.

Sektörün üzerinde bir çok sıkıntılar var. Ben 23 yıldır aynı sorunlarla ilerlemekten artık bıktım aynı konuları dile getirmekten de bıktım. O nedenle bu haftaki yazım bir nevi içimi dökmek gibi oldu. Bakalım bana hak verecek misiniz?

 

Gayrimenkul Danışmanlığı (Emlakçılık) Sektörünün Önemi

Emlakçılık sektörü, Türkiye ekonomisi için büyük bir öneme sahiptir. Emlak sektörü, gayrimenkul alım ve satım işlemleriyle ekonomiye vergi girdisi ile katkı sağlar.
 
Gayrimenkul Danışmanları konut, arsa, ticari iş yeri gibi gayrimenkullerin fiyat aralığını belirler. Bu taşınmazları gerçek müşteriler ile buluşturur. Gayrimenkul danışmanları  hizmet verdikleri alım, satım ve kiralama işlemlerinden hizmet bedeli (komisyon) alarak gelir üretirler.
 
Taşınmaz ticareti sektörün ekonomiye katkısı çok büyüktür. Taşınmaz sektöründeki alım-satım işlemlerinin hareketliliği ekonomide büyümeyi önemli ölçüde etkiler.
 

Taşınmaz Ticaretinin Ekonomiye Katkısı

Taşınmaz ticareti, ekonomiye önemli katkı sağlayan lokomotif bir sektördür. Emlakçılık, gayrimenkul alım ve satım işlemleriyle ekonomik faaliyetlerin canlı tutulmasına yardımcı olur.
 
Emlakçılar, gayrimenkul fiyat aralığı çalışması, pazarlama ve satış süreçlerini yöneterek gayrimenkul sektörünün büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunurlar. Ayrıca emlakçılık sektörü, konut sektöründeki hareketlilikle birlikte inşaat sektörünün büyümesine doğrudan etki eder.
 
Tüm bu özellikler, gayrimenkul danışmanlığı hizmetinin ekonomiye sağladığı faydayı açıklamaktadır.
 

Taşınmaz Ticaretinin Toplumsal Etkileri

Emlakçılık sektörünün toplumsal etkileri dikkate değerdir. Gayrimenkul Danışmanları, insanların ev sahibi olma hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olur.
 
Aile ve bireyleri yaşam standartlarını yükseltmelerine katkıda bulunur ve toplumsal refahı artırır. Ayrıca Gayrimenkul Danışmanları, hizmet verdikleri bölgelerde gayrimenkul fiyatlarının netleşmesine katkıda bulunur.
 
Bu da ekonominin istikrarını sağlamaya yardımcı olur. Taşınmaz ticareti sektörü, toplumsal kalkınmaya ve insanların yaşam kalitesinin artmasına olumlu etki sağlar.
 

Taşınmaz Ticaretinin Hukuki Boyutu

Emlakçılık sektörünün hukuki boyutu da önemlidir. Gayrimenkul Danışmanları, gayrimenkul alım-satım süreçlerini yürüttükleri için yasal sorumlulukları da vardır.
 
Bu sorumluluklar, Gayrimenkul Danışmanlarının dürüst, şeffaf ve adil davranma ilkelerine uymalarını gerektirir. Emlakçılar, alıcı ve satıcılar arasında sözleşmelerin hazırlanması ve imzalanması, tapu işlemlerinin takibi gibi hukuki süreçlerde aktif rol oynarlar.
 
Ayrıca emlakçılar, mesleki etik kurallara ve ilgili yasal düzenlemelere uygun hareket etmek zorundadırlar. Taşınmaz Ticaretinin hukuki boyutu, sektörde güvenin ve dürüstlüğün sağlanması için çok kıymetlidir.
 

Sektörünün Sorunları

Türkiye’de emlakçılık sektörü, çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğundan, sektörün gelişimi ciddi şekilde sınırlanmaktadır.
 
Bu sorunlar, sektörün olumsuz etkilenmesine neden olurken, yasal düzenlemelerin eksikliği, eğitim ve kalite standartlarının yetersizliği, etik ihlaller ve güven sorunu ve vergi ve maliyet yüklerinin ağırlığı gibi sektörün başlıca sorunları arasında yer almaktadır.
 
Ancak, bu sorunlara çözümler getirildiği takdirde, taşınmaz ticareti sektöründeki potansiyel büyüme ve gelişme artacaktır. Başarılı bir gayrimenkul sektörü için daha katı yasal düzenlemelerin getirilmesi, dört yıllık lisans gayrimenkul eğitimi ve sertifikasyon programlarının iyileştirilmesi, etik standartların daha da yükseltilmesi ve rekabetin teşvik edilmesi gibi önlemler alınmalıdır.
 
Aynı zamanda, vergi ve maliyet yüklerinin azaltılması da sektördeki büyümeyi destekleyecektir.
 
Taşınmaz ticareti sektöründeki bu sorunların çözümü, Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve gayrimenkul piyasasının sağlıklı gelişimine katkıda bulunacaktır.
 
Bu nedenle, sektör paydaşlarının bir araya gelerek bu sorunları ele alması ve çözümler üretmesi önemlidir.

Yasal Düzenlemelerin Eksikliği

Türkiye’deki taşınmaz ticareti sektöründe yasal düzenlemelerin eksikliği ciddi bir sorundur.
 
Mevcut yasaların yetersiz olması, faaliyetleri düzenleyen ve kontrol eden bir çerçevenin oluşmasını engellemektedir.
 
Bu durum, gayrimenkul danışmanlarının etik ve profesyonel standartlara uymama riskini büyük ölçüde artırırken, tüketicinin korunması konusunda da belirsizliklere yol açmaktadır.
 
Dolayısıyla, yasal düzenlemelerin geliştirilmesi ve sektörün daha etkin bir şekilde denetlenebilmesi için sektörün bir Taşınmaz Ticareti kanununa acil ihtiyacı vardır.
 
Gayrimenkul sektörüne yönelik daha kapsamlı ve etkili yasaların oluşturulması, işleyişin şeffaflığını sağlayacak ve güvenliği artıracaktır.
 
Aynı zamanda, emlakçıların faaliyetlerini düzgün bir şekilde yerine getirmelerini sağlayacak etik kuralların belirlenmesi de önemlidir.
 
Böylelikle, hem gayrimenkul danışmanlarının hem de tüketicilerin haklarının korunması ve sektörde sürdürülebilir bir gelişim sağlanması mümkün olacaktır.
 
Yasal düzenlemelerin eksikliğinin giderilmesi, emlak sektörünü daha güvenilir bir hale getirecek ve ilerlemesini destekleyecektir.
 
Bu nedenle, Türkiye’deki taşınmaz ticareti sektöründe yasaların çıkarılması  gözden geçirilmesi ve güncellenmesi, sektörün gereksinimlerini karşılayacak ve daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır.
 
Bu adımların atılması, Taşınmaz Ticareti faaliyetlerinin sağlam bir temel üzerinde yürütülmesini sağlar ve sektörün güvenilirliğini artırır.
 

Eğitim ve Kalite Standartlarının Yetersizliği

Türkiye’deki Taşınmaz Ticareti sektöründe, eğitim ve kalite standartlarının yetersizliği önemli bir sorun oluşturmaktadır.
 
Gayrimenkul Danışmanı olmanın belirli bir eğitim veya diploma gerekliliği bulunmamaktadır, bu nedenle niteliksiz ve profesyonel olmayan, sadece bir mesleki yeterkilik belgesi ile milyonlarca TL lik işlemler ilk Öğretim diplomasına sahip emlakçılar tarafından yapılmaktadır.
 
Sonuç olarak, sektördeki hizmet kalitesi düşüktür. Bu durum müşteri memnuniyetini olumsuz yönde etkilemektedir.
 
Taşınmaz Ticareti sektöründe çalışan kişilerin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin belirlenmesi için daha sıkı eğitim ve sertifikasyon programlarının uygulanması gerekmektedir.
 
Üniversite mezunlarının bu mesleği icra etmesi, sektördeki emlakçıların mesleki gelişimlerini destekleyecek ve daha yüksek bir hizmet standardı sağlayacaktır.
 
Ayrıca, Taşınmaz Ticareti sektöründe çalışanların müşteri ilişkileri, pazarlama stratejileri ve profesyonellik gibi konularda daha bilgi sahibi olması da çok önemlidir.
 
Bu şekilde, Türkiye’deki emlakçılık sektörü daha rekabetçi bir hale gelirken, müşterilere daha kaliteli ve güvenilir hizmet sunulacaktır.
 
Eğitim ve kalite standartlarının yükseltilmesi, sektörün büyümesini ve gelişmesini destekleyecek ve Türkiye’nin emlak sektöründeki uluslararası itibarını artıracaktır.
 

Etik İhlaller ve Güven Sorunu

Türkiye’deki Taşınmaz Ticareti sektöründe etik ihlaller ve güven sorunu önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı gayrimenkul danışmanları, etik kuralları çiğneyerek yanıltıcı bilgiler verme, kazançları artırmak için manipülasyon yapma veya riskli iş uygulamaları kullanma eğilimindedirler.
 
Bu tür etik ihlaller, tüketici güvenini sarstığı gibi sektörün itibarını da zedelemektedir. Etik kuralların ve denetim mekanizmalarının artırılması, bu sorunların önlenmesinde önemli bir adım olacaktır.
 
Bununla birlikte, Taşınmaz Ticareti sektöründeki etik ihlallerin çeşitliliği ve yaygınlığı, daha fazla önleme ve düzeltme önlemlerini gerektirmektedir. Gayrimenkul danışmanlarının etik kodlara uymaları için daha fazla eğitim ve bilinçlendirme sağlanmalıdır. Aynı zamanda, sektördeki denetim mekanizmaları sıkılaştırılmalı ve daha etkin hale getirilmelidir.
 
Güvenilirlik ve şeffaflık, Taşınmaz Ticareti sektöründe tüketici güvenini yeniden tesis etmek için temel unsurlardır. Emlakçılar, dürüstlük ilkesine dayalı çalışmalarıyla müşteri memnuniyetini sağlamalı ve güven inşa etmelidirler.
 
Yanıltıcı reklam ve bilgilerden kaçınmalı, doğru ve dürüst bilgi sağlamalıdırlar.
 
Ayrıca, tüketici bilincinin artırılması ve tüketici haklarının korunması da önemlidir.
 
Tüketiciler, emlakçılarla iş yapmadan önce detaylı araştırma yapmalı ve referansları kontrol etmelidirler.
 
Ayrıca, herhangi bir şikayet durumunda ilgili mercilere başvurmaları ve hakkını aramaları teşvik edilmelidir.
 
Sonuç olarak, Türkiye’deki emlakçılık sektöründe etik ihlaller ve güven sorunu ciddi bir endişedir. Ancak, etik kuralların ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle, bu sorunların üstesinden gelinebilir ve sektörün itibarı yeniden tesis edilebilir.
 
Tüketici güveninin artırılması ve emlakçıların daha sorumlu ve şeffaf bir şekilde hareket etmesi, sektörün geleceği için önemlidir.
 

Rekabetin Yetersiz Olması

Türkiye’deki emlakçılık sektöründe rekabetin yetersiz olması, sektörün gelişimi ve tüketiciye sağlanan hizmetler açısından sorun teşkil etmektedir.
 
Bu durum, bazı bölgelerdeki emlakçılar arasında fiyat farklarının artmasına neden olabilmektedir.
 
Fiyatların yüksek olması, tüketicilerin ev veya gayrimenkul satın almada sınırlı seçeneklerle karşılaşmasına yol açmaktadır.
 
Aynı şekilde, düşük rekabet seviyeleri nedeniyle bazı bölgelerde emlakçıların hizmet kalitesi düşebilmektedir. Bu da tüketicilerin memnuniyetini olumsuz yönde etkilemektedir.
 
Rekabetin teşvik edilmesi, emlakçıların daha iyi hizmet sunmak için çaba göstermelerini sağlayacak ve tüketicilere daha geniş seçenekler sunacaktır.
 
Rekabetin artmasıyla birlikte, emlakçılar fiyatlarını daha rekabetçi hale getirerek tüketicilere daha uygun fiyatlar sunabileceklerdir.
 
Aynı zamanda, hizmet kalitesi de yükselecek ve tüketiciler daha tatmin edici bir deneyim yaşayacaklardır.
 
Emlakçılar, müşteri memnuniyetini sağlamak ve rekabet avantajı elde etmek için daha fazla çaba göstereceklerdir.
 
Bununla birlikte, rekabetin teşvik edilmesi emlak sektörüne olumlu etkileri olan yenilikleri de teşvik edecektir.
 
Daha fazla rekabet, sektördeki teknolojik gelişmelerin hızlanmasına ve daha iyi hizmetlerin sunulmasına yol açacaktır. Örneğin, online platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, tüketiciler daha kolay bir şekilde emlak arayabilecek ve seçenekleri karşılaştırabileceklerdir.
 
Sonuç olarak, Türkiye’deki emlakçılık sektöründeki rekabet eksikliği sorun teşkil etmektedir.
 
Rekabetin teşvik edilmesi, daha iyi hizmetlerin sunulmasını sağlayacak, tüketicilere daha geniş seçenekler sunacak ve sektörün gelişimini destekleyecektir.
 
Bu sayede, herkes için daha adil bir pazar ortamı oluşturulacak ve tüketiciler daha tatmin edici bir deneyim yaşayacaklardır.
 
Emlakçılar da rekabet avantajı elde etmek için daha fazla çaba gösterecek ve sektördeki yeniliklerin hızlanmasına katkıda bulunacaklardır.
 

Vergi ve Maliyet Yükleri

Türkiye’deki Taşınmaz Ticareti sektöründe vergi ve maliyet yükleri önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Gayrimenkul işi yapanlar, vergilendirme ve işletme maliyetleri nedeniyle zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.
 
Vergi sisteminin karmaşıklığı ve yüksek maliyetler, sektördeki işletmelerin büyüme ve rekabet gücünü sınırlayıcı etkiye sahiptir. Vergi ve maliyet yüklerinin azaltılması, emlakçıların işletmelerini daha sürdürülebilir hale getirmelerine ve sektördeki gelişimi desteklemelerine yardımcı olacaktır.
 
Türkiye’deki emlakçılık sektörü, yeni fırsatlar ve kazanç potansiyeli sunan dinamik bir sektördür. Emlak alım satımı, kiralamalar ve gayrimenkul yönetimi gibi faaliyetlerle ilgilenen emlakçılar, hem bireysel hem de kurumsal müşterilere hizmet vermektedir.
 
Ancak, vergi ve maliyet yüklerinin ağırlığı, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin büyüme ve başarı potansiyellerini sınırlayabilmektedir.
 
Bu nedenle, vergi ve maliyetlerin azaltılması önemli bir adımdır.
Bunun yanı sıra, emlakçılar arasındaki rekabetin artırılması ve sektördeki işbirliklerinin güçlendirilmesi de sektörün büyümesine ve gelişimine katkı sağlayacaktır.
 
Emlakçılar, vergi ve maliyet yüklerini azaltmak için çeşitli stratejiler kullanabilirler.
 
Örneğin, işletme giderlerini kontrol etmek, vergi avantajlarından yararlanmak ve etkin maliyet yönetimi stratejileri uygulamak gibi önlemler alabilirler.
 
Görüşlerinizi bekliyorum.
 
Bol kazançlı bir Mayıs olsun.
 
Güven AÇIK
 

Views: 129

Ofis Gelir Paylaşım Oranları

Güven AÇIK
Ofis gelir paylaşım oranları son dönemde önüme sıkça çıkan sorunlardan bir tanesi olmaya başladı.
 
Bu yazımda bu konuyu ele almak istiyorum.
 
Çünkü gelecekteki günlerde ofislerde gelir paylaşımında önemli sorunlar yaşanacak gibi.
 
Bildiğiniz üzere ülkemizde hizmet veren markaların kendine özgü bir gelir paylaşım modeli var. Bazıları birbirine benzer şekilde çalışıyor. Bazıları ise farklı şekilde paylaşım modelleri kullanıyor veya deniyor. Bunların içinde en yaygın olarak kullanılan ilk paylaşım modeli ile başlayalım.
 

Yaygınca kullanılan gelir paylaşım modeli

Bu modelde girişimci çoğunlukla belli bir ücret karşılığında belli bir lokasyonda çalışmak için markaya müracat eder. Müracaat sonucunda marka girişimcinin finans durumunun uygunluğunu tespit ettikten sonra belli bir pazarlık ile girişimciye marka alt bayiliğini (Franchise) 5 yıl için satar. Bu bedel iki şekilde ödenir. Birincisi ve markaların daha çok sevdiği beş yılın bedelini baştan tahsil etmek. İkincisi ise bunu yıllara yayıp belli dönemlerde bu bedeli 2-3 taksitte veya daha uzun taksit dönemlerinde almak.
 
Ardından marka bayilik verdiği girişimciden her ay düzenli bir ödeme talep eder. Girişimciden belli bir ciroyu tutturması beklenir. Bu gelir beklentisine göre bayilik girişimciye satılır.
 
Doğal olarak girişimci bu ciroyu tutturmak için ya kendi çalışacaktır ya da işletmesine gayrimenkul danışmanlarını yarıcı mantığı ile alt yüklenici olarak işe alacaktır. Yarıcı modelinde girişimci diğer adı ile Broker danışmana derki kazandığını yarı yarıya paylaşacağız. Bu paylaşım oranı doğal olarak danışmana mantıklı gelir ve teklifi kabul eder.
 
Ancak, ardından danışman paylaşımdan önce bir marka kullanma bedeli olarak açıkladığımız “Royalty” bedeli ödenmesi gerektiğini öğrenir. Canı sıkılsa da danışman bu ödemeyi de sırtlanır. Bu durumda elde edilen gelirden ilk önce Royalty bedeli kesilir. Kalan tutar ofis ile danışman arasında yarı yarıya paylaşılır.
 
Sayısal olarak bunu bir örnekle gösterelim;
 
    • Elde edilen hizmet bedelinin 100,000.-TL + KDV olduğunu düşünelim.
    • Markanın Royalty bedeli % 8 ise,
    • Önce 100,000.-TL den % 8 yani 8,000.-TL düşülür.
    • Kalan 92,000.-TL ise %50 – %50 paylaşılır.
    • Ofise 46,000.-TL, Danışmana 46,000.-TL olarak pay edilir.
    • KDV % 20 olarak bu paylaşımda hesaplanmak durumundadır.
    • Danışman ve ofis gelir paylaşımına dışardan bakıldığında;
    • Ofiste kalan tutar 46,000.-TL + 8,000.-TL toplam 54,000.-TL ofise, 46.000.-TL Danışmana.
Bu paylaşım danışmanın biraz canını sıksa da kabullenerek devam eder. Çünkü kuralara uymak zorundadır.
 
Gelir Paylaşım Modeli

İkinci Gelir Paylaşım Modeli

Bu model daha çok yerel markaların kullandığı modeldir. Yine belli bir süre için marka kullanma hakkı girişimciye satılır. Bu tutar çoğunlukla yıllara veya aylara yayılır. Royalty bedeli bu yöntemde yoktur. Bunun yerine girişimci her ay belli bir bedel ödemekle yükümlü tutulur. Ofis ayda ne kadar işlem yaparsa yapsın buna bakmaksızın aylık bedel merkeze ödenir.
 
Danışman paylaşımı burada markaya göre değişir. Bazen bu oran %50 iken bazen bu oran %60-40 oranında olabilir. Danışman bu paylaşım oranını bilerek elde ettiği geliri ofisi ile paylaşır.
 
Sorun nerede başlıyor

Sorun nerede başlıyor

Danışman bir süre çalışıp gelir üretmeye başladığında ofisine verdiği paranın fazla olduğuna karar verir. Bunu değiştirmek için seçenek aramaya başlar.
 
Yabancı markalar bunu gelir üretim tutarına endeksleyerek belli bir ciroyu tutturan danışmanın kazanç oranını artırır. Bu oran %60-70-80 e kadar çıkabilir. Ciro arttıkça paylaşımda artar. Dışardan bakıldığında hakkaniyetli görülse de, gelirin hesaplanması ve kayıtların tutulması bir çok zorluğa neden olur.
 
Ülkemizde bu oranlar % 70 veya %80 olarak bilinir. Bu oranlarda çalışmak isteyen danışmanın çalışma kuralları farklıdır. Öncelikle danışmanın bu geliri düzenli üretip üretmeyeceği konusunda Broker’in karar vermesi gerekir. Eğer danışmanın böyle bir potansiyeli varsa, en az bir yıldır aynı ofiste çalışıyorsa danışman bu oranlarda çalışabilir.
 
Ancak bu şekilde çalışmanın bir bedeli vardır. Buna masa parası veya aidat denir. Danışman işlem yapsın yapmasın, bu masa parasını ofise ödemeyi garanti eder. Masa parası çoğunlukla marka tarafından bölgesel olarak belirlense de bu tutarlar bayiler tarafından genellikle delinir. Ofisler kendilerine göre bir masa parası alırlar. Masa paraları 2,500.-TL ile 25,000.-TL ye kadar çıkabilir. Bazı markalarda bunun çok üzerinde olduğuna dair bana gelen bilgiler var.
 

Paylaşım oranları ofisleri nasıl batırıyor

Tahmin edeceğiniz gibi danışmanlar yüksek oranlı paylaşımla çalışmayı arzu ediyorlar. Danışman sabit yüksek oralanda çalışmak istiyor ise ofise her belli bir adet satışı ve fiyat aralığını garanti etmek zorunda olduğu için sorun burada patlak veriyor.
 
İlk ayında %80 ile işlem yapan danışman iyi bir gelir üretiyor. Bu şekilde 3-4 ay çalışan danışman paranın verdiği rehavet ve tembellikle işlem yapma yeteneğini kaybediyor. Bu durumda ya ofisine eksi bakiye yazdırıyor ya da ofise gelmemeye başlıyor. Sorgulanmamak ve hesap vermemek adına. Bahane üretmek kolay. Bolca bahane de olduğu için hem kendisini hem de ofisini yakıyor.
 
Yüksek oranla çalışacak danışmanın şunları bilmesi ve yapması gerekir.
 
      • Aylık belli bir ciroyu sağlamak
      • Her ay bir adet satış işlemi yapmak
      • Masa parasını kesintisiz ödemek
 
Ofis yani Broker (girişimci) yüksek oranla paylaşım yaptığı danışmanı çok yakından izlemeli ve rehavete düştüğü anda danışmanı yakın takibe almalıdır. Aksi halde eksi bakiye ile yaşamaya devam edemez ve batak sarmalına girer. Kurtulmak için kendi çalışmaya başlar. Bir ofis Brokeri deli gibi çalışıyorsa, ofisin ciddi miktarda gideri vardır. Bunu çıkartmak için kendi çalışıyordur.
 
Doğrusu ekibin çalışması Brokerin işletmeye liderlik yapması ve ekibini doğru yönetmesi olmalıdır. Eğer bir Broker işlem yapma istiyorsa, danışmanlıktan gelen bir Broker ise onun da işlem yapması doğaldır. Bu işlem ekibe ilham verecek çok özel ve yüksek etiketli bir işlem olmalıdır. Yılda en fazla 2-3 işlem örnek olmak amacıyla yapılır.
 
Bunun yerine Broker 7 x 24 emlak işindeyse, danışmanlarına portföy vermek yerine bunları kendisi işleme döndürmeye çalışıyorsa, sorun çok daha derin ve büyüktür. Benim 23 yıllık deneyimime göre bu ofisler büyük bir gürültüyle kapanıyorlar.
 
Doğru Gelir Paylaşım Modeli

Doğru gelir paylaşım modeli nasıl olmalı

Deneyimlerime ve çeşitli ofislerde yaptığım uygulamalar ışığında en sağlıklı yöntem Aylık Sabit Paylaşım Yöntemi. Bu yöntemi biraz daha ayrıntı vererek paylaşmak istiyorum.
 
Danışman çalıştığı her ay Sabit Paylaşım Yöntemine göre ilk işlemini %60-40 oranı ile ofisi ile paylaşıyor. % 60 danışmana % 40 ofise kalıyor. Danışmanın aylık hedefi bir adet satış. İki ay üst üste satış yapamazsa, mentor tarafından ele alınıp destekleniyor. Danışman aynı ay içinde ikinci işlemini yaparsa, bu durumda %65 Danışman % 35 Ofis alıyor. Üçüncü işlem ve sonrasında paylaşım hep % 70 – %30 olarak devam ediyor. Her ay bu paylaşım oranı sıfırlanıyor. Kiralamalardan elde edilen gelir paylaşımı hep sabit oranda kalıyor. %60 – %40. Kiralamalar ile satışlar aynı kefeye koyulmuyor. Bu durum Ticari Kiralık çalışan danışmanlar ve ofisler için farklı işliyor.
 
Aylık Sabit Paylaşım sistemini kullanan ofislerde ne 70-30 ne de 80-20 paylaşımı var. Böylece hem danışman hem de ofisler rahat ediyor. Yüksek gelir üretmek isteyenler aynı ayda işlem sayısını yükselterek gelirlerini de yükseltiyorlar.
 
Bu haftalık da bu kadar.
 
Bol kazançlı bir hafta diliyorum.
 
Güven AÇIK
 

Views: 363

Gayrimenkulde bilinip uygulanmayan tek şey; Pazarlama!

Güven AÇIK
Bir süredir araştırdığım ve artık emin olduğum gayrimenkul sektörünün eksik olan parçasının ne olduğunu burada açıklıyorum.
 
Eksik olan tek şey “Pazarlama Planı“.
Gayrimenkul ofisleri ve danışmanlar bu alanda tam anlamıyla bilgisiz ve yetersiz durumda. Genel anlamda gayrimenkul pazarlamanın üç tane aracı kullanılıyor. Aslında bunlar pazarlama kanalları. Pazarlama sistemleri değil.
 
    1. Branda veya Afişler
    2. Mülk Listeleme Siteleri
    3. Sosyal Medya
 
Çok uzatmadan söylemek isterim ki gayrimenkul ofis ve danışmanları pazarlama konusunda fazlasıyla donanımsız ve bilgisizler. Alaylı yöntemlerle mülk pazarladıklarını farz ediyorlar. Sonuç alabiliyorlar mı? Evet, alabiliyorlar. Fakat attıkları taş ürküttükleri kurbağaya değmeyecek halde.
 
Gayrimenkul Pazarlaması Nedir?

Gayrimenkul Pazarlaması Nedir?

Bu soruyu sektörde hizmet verenlere sorarsanız alacağınız yanıt benim yukarıda yazdığım üç maddeyi geçmez. Ancak pazarlama konusu başlı başına bir uzmanlık. Satış ile bir ilintisi olsa bile uygulama olarak tamamen farklı.
 
Öncelikle pazarlama yapacak gayrimenkul şirketinin ve danışmanların kendisine özgü bir Pazarlama Planı olması gerekiyor. Bunu hazırlayabilmek için de bir hayli araştırma yapmak, okumak ve üzerinde titizlikle çalışmak gerekiyor.
 
Dünya üzerinde birbirinden farklı Pazarlama Planı iş modelleri var. En doğrusunu seçmek ve uygulamaya koymak oldukça zaman alıcı ve ciddi bir araştırma bütçesine gerek duyuyor. Ben son dokuz ay bu alana odakladım.
 
Önemli bir mesafe de aldığımı düşünüyorum. Kısa bir süre sonra Gayrimenkul Sektöründeki ofislere ve danışmanlara Gayrimenkul Pazarlama Eğitimi vermeye başlayacağım. Ne kadar uğraşsam da eğitim en az üç gün olmak zorunda. Bir ay içinde Pazarlama Planı eğitimimi tanıtmaya başlayacağım. Fiyatının yüksek olacağını da şimdiden belirteyim.
 
Pazarlama planları oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Her ürünün kendine özgü bir pazarlama planı olması gerekiyor. Çünkü tüketici davranışları ve profili değişiklik gösteriyor. Konut pazarlama planı ile Ticari Gayrimenkul Pazarlama Planı bambaşka alanlar. Bu nedenle eğitimde sadece neler ve nasıl yapılması konusunda kapsamlı bir içerik hazırladım.
 
Her tür pazarlamanın temel üç aşaması var. Pazarlama öncesinde yapılacak işler. Pazarlama sırasında yapılacak işler ve Pazarlama sonrasında yapılacak işler. Bu üç bölümde neler yapılacağını eğitimin her bir gününde ayrıntılı olarak anlatacağım.
 
Pazarlama Öncesinde Yapılacaklar

Pazarlama öncesinde yapılacak işler

İlk bölüm oldukça yoğun bir çalışmayı gerektiriyor. Temeli sağlam atarsanız sonrası biraz daha kolay ilerliyor denebilir. Bu ilk adımda başlıca tanımlanması gereken başlıkları yazmak istersek;
 
1. Hedef Kitlenizi veya Pazarınızı tespit etmek.
2. Hedef Kitlenize ulaştıracağınız mesajlarınızı hazırlamak.
3. Hedef Kitlenize ulaşacağınız doğru kanalları belirlemek
 
İlk bakışta basit görünse de içine girdiğinizde bir yol göstericiniz yoksa, kaybolma ve havlu atmanız oldukça mümkün. Burada yapacağınız ön çalışmalar ve araştırmalar oldukça değerli. Baştan yanlış başlarsanız doğal olarak hedefinize ulaşmanız da mümkün olmuyor.
 
Pazarlama sırasında yapılacaklar

Pazarlama sırasında yapılacak işler

İkinci bölüm biraz daha kolay gibi görünse de karşınıza bir hayli yanıt verecek soru çıkıyor. Bu soruları hassasiyetle cevaplar ve son kullanıcının tüketim alışkanlıklarını doğru yöntemlerle belirlerseniz, başarıyı yakalama olasılığınız bir hayli artacaktır.
 
Pazarlama sırasında yapacaklarını dinamik ve yakın bir takip gerektiriyor. Saniye bile durmanız veya gecikmeniz birçok işlemin kaçmasına veya kaybedilmesine neden olabilecek bir potansiyele sahip. Bu alanda odaklanmanız gerekenleri kısaca sayarsak;
 
1. Alıcı ve Satıcı adaylarınıza nasıl ulaşacaksınız
2. Alıcı ve Satıcılarınızı hangi yöntemlerle takip edeceksiniz
3. Alıcı ve Satıcılarınızı nasıl işleme dönüştüreceksiniz
 
Bu son derece önemli üç adım sürekli takip ve çevik bir etkileşime ihtiyaç duyuyor. Bunun başarılması ise satışın sonuçlanmasına ve gelir üretimine olanak veriyor. Üç satırda anlatıldığı kadar basit değil. Oldukça yapacak ve alınacak kararlar var. Bunun için sektörü iyi bilmek ve insan psikolojisini, satın alma davranışlarından anlıyor olmanız lazım.
 
Pazarlama Sonrasında Yapılacaklar

Pazarlama sonrasında yapılacak işler

Üçüncü bölüm ise, pazarlamanın son evresi gibi görülse de ana amacı çevrimi yeniden başlatabilme olanağını sunuyor. Bir alıcı veya satıcının yaşam boyu gayrimenkul danışmanı olabilmeniz için işlem sonrası onlarla ilişkilerinizi nasıl yönetmeniz gerektiğini ifade ediyor.
 
Tekrar eden satışların oluşması, sürdürülebilirliğin sağlanması gibi oldukça değerli süreçlerin yapılandırılmasına fırsat sağlıyor. Mülk sattık, önümüze bakalım yerine sadık bir müşteri yaratmanın yollarını ve yenilikçi çözümler bulmak için neler yapılabileceğini keşfetmenizi sağlıyor.
 
Özetlersek, hem danışmanların hem de ofislerin sağlam bir Pazarlama Planına ihtiyacı var. Pazarlamayı sadece branda asmak, mülk listeleme sitelerine koymak olarak düşünmek çok kısıtlayıcı ve yıpratıcı. Daha büyük düşünmek ve profesyonel bir pazarlama yapmak olmazsa, olmaz hale gelmiş durumda. Bunun başlıca nedeni ise, rekabetin aşırı olarak artması ve Mavi Okyanus Stratejilerine duyulan ihtiyaç.
 
Bu hafta dikkatinizi Gayrimenkul Pazarlamasına çekmek istedim. Neden mi? Çünkü ülkede seçim süreci bitti. Hatta olumlu bir etki de yarattı. İnsanlara demokrasi anlamında bir özgüven tazelenmesi yarattı. Ramazan ayı ve Bayramı da geride kaldı.
 
Gayrimnekul sektöründe önümüz yılın sonuna kadar açık. Tam yol İLERİ!
 
Bundan sonra işini iyi yapan, iyi hizmet veren ve profesyonelce çalışanlar kazanmaya devam edecek. Pazarlama Planına sahip olanlar ise, açık ara fark yaratacaklar.
 
Hepinize bol kazançlı bir dönem ve huzur ve sağlık dolu günler diliyorum.
 
Güven AÇIK
Eğitmen – Neuro NLP Coach – Yazar

Views: 167

Neden Dijital Pazarlama

Güven AÇIK
Günümüz gayrimenkul pazarı tam anlamı ile “Alıcı Pazarı”. Yani satılmak istenen çok sayıda ikinci el mülk var. Projeden satışlar sinek avlıyor. Böyle bir ortamda gayrimenkul danışmanı hangi pazarlama yöntemlerini kullanmalı.
 
Son dönemde hem gayrimenkul danışmanlarının hem de ofislerin gayrimenkul pazarlama sürecini hiç önemsemedikleri görüyorum. Bu alanda yaratıcı olmak ve dijital pazarlamanın tüm enstrümanlarından, nimetlerinden faydalanamadıklarını görüyorum.
 
Alıcı pazarının satın alma yolcuğunu eğer dijital olarak çözebilirseniz, mülk satmanız kolaylaşır. Birim dönemde daha fazla sayıda mülk satabilirsiniz. Sadece branda asmak ve mülk listeleme siteleri ile ilerlemek sonuç getirmiyor.
Dijital Pazarlama Stratejileri

Dijital Pazarlama Stratejileri

Dijital pazarlama stratejileri, gayrimenkul sektöründe başarılı bir şekilde müşteri kazanımı ve marka bilinirliği oluşturmak için kullanılan yöntemlerdir. Bu stratejiler sayesinde dijital platformlarda hedef kitlenin dikkatini çekebilir, potansiyel müşterilere ulaşabilir ve satış ve kiralama fırsatlarını artırabilirsiniz.
 
İyi tasarlanmış bir dijital pazarlama stratejisi, sosyal medya reklamları, içerik pazarlaması, SEO, web sitesi optimizasyonu, e-posta pazarlama, PPC reklamları ve diğer çevrimiçi pazarlama tekniklerini içerir. Bu stratejileri etkili bir şekilde uygulayarak hedef kitlenizle güçlü bağlar kurabilir, rekabet avantajı elde edebilirsiniz. Etkin bir şekilde dijital platformlarda pazarlama yapabilirsiniz.
Dijital Platformlar

Gayrimenkul Sektöründe Dijital Platformlar

Günümüzde gayrimenkul sektöründe dijital platformların rolü oldukça önemli hale geldi. İnternetin evrensel erişimi ve teknolojinin gelişimi, gayrimenkul pazarlaması açısından fırsatlar sunuyor. Dijital platformlar, hem mülk satışı hem de pazarlama süreçlerinde gayrimenkul sektörüne önemli katkı sağlayacak bir potansiyele sahip.
 
Bu platformlar sayesinde gayrimenkul ofisleri, gerçek müşterilere ulaşabilir ve daha geniş bir kitleye hizmet verebilir. Ayrıca dijital pazarlama araçları kullanılarak, gayrimenkul sektörüne ilişkin detaylı bilgiler, görseller ve videolar paylaşılarak müşterilerin ilgisini çekmek hem kolay hem de mümkün. Bu dijital araçlar sayesinde müşteriler, ihtiyaç ve isteklerini karşılayan özelliklere sahip  taşınmazları dijital platformlar üzerinden kolaylıkla bulabilir ve daha hızlı bir şekilde karar verebilirler.
Dijital satın alma yolculuğu

Dijital Pazarlama Araçları ve Teknikleri

Dijital pazarlama, gayrimenkul sektöründe başarılı olmak için kullanılan çeşitli araç ve teknikler sunmaktadır. Bu araçlar arasında web siteleri, sosyal medya platformları, arama motoru optimizasyonu (SEO), arama motoru reklamları (SEM), içerik pazarlama, e-posta pazarlama ve mobil uygulamalar bulunmaktadır.
 
Web siteleri, bir gayrimenkul şirketinin dijital varlığının temelini oluştururken, sosyal medya platformları, marka bilinirliğini artırmak ve hedef kitleyle etkileşim kurmak için kullanılır.
 
Arama motoru optimizasyonu, gayrimenkul şirketinin web sitesinin organik arama sonuçlarında üst sıralarda yer almasını sağlar. Arama motoru reklamları ise hedeflenen anahtar kelimeler için reklam yayınlamasına olanak sağlar.
 
İçerik pazarlama ise , ilgi çekici ve bilgilendirici içerikler oluşturarak kullanıcıları iknayı amaçlar. Önmeli ölçüde ihmal edilmiş olan E-posta pazarlaması, potansiyel müşterilere ve mevcut müşterilere düzenli olarak e-posta göndererek bağ kurmayı ve bu bağı güçlendirmeyi sağlar.
 
Son olarak mobil uygulamalar, kullanıcılara gayrimenkul listelerini görüntüleme ve hızlı iletişim kurma imkanı sunar. Tüm bu araçlar ve teknikler, gayrimenkul pazarlamasında dijital platformların etkin bir şekilde sonuç üretilmesine fayda sağlar.
Online Pazarlama

Online Gayrimenkul Pazarlama Yöntemleri

Online gayrimenkul pazarlama yöntemleri, dijital platformlar aracılığıyla gayrimenkul sektörünün tanıtımını yaparak geniş bir kitleye ulaşılmasını hedefler. Bu yöntemler arasında gayrimenkul web siteleri, sosyal medya pazarlaması, arama motoru optimizasyonu (SEO), e-posta pazarlaması ve dijital reklamlar başlıca olanaklardır.
 
Gayrimenkul web siteleri, potansiyel alıcı ve kiracılara çeşitli mülk, konut veya ticari mülk seçenekleri sunarak öncelikle doğru bilgiye ulaşılmasını sağlar. Sosyal medya pazarlaması ise gayrimenkul ofislerinin Facebook, Instagram, Twitter gibi platformlarda hedef kitleleriyle etkileşime geçebilmesi için fırsat yaratır.
 
Arama motoru optimizasyonuyla gayrimenkul web siteleri, arama motorları tarafından daha iyi sıralanarak organik aramalarda daha fazla görünürlük elde eder. E-posta pazarlaması, potansiyel alıcı ve kiracılara düzenli olarak güncel gayrimenkul haberleri ve fırsatları sunarak marka bilinirliğini artırır.
 
Dijital reklamlar ise hedeflenen kitlenin dikkatini çekecek içeriklerle dijital platformlar aracılığı ile potansiyel müşteri kitlesine ulaşmayı kolaylaştırır. Online gayrimenkul pazarlama yöntemleri, teknolojinin avantajlarından faydalanarak gayrimenkul danışmanlarının gerçek alıcı ve kiracılarla etkili bir şekilde iletişim kurmasını sağlar.
Hemen Başlayın

Ne duruyorsunuz başlayın!

Bu konuda eksikleriniz varsa, derhal eğitim alıp kendinize önemli bir yatırım yapabilirsiniz. Özellikle Udemy eğitim platformu bunun için hazır sizi bekliyor.
 
Biraz cesaret ve kararlılıkla dijital pazarlamayı öğrenebilir, satışlarınızı artırabilirsiniz. Satıştan önce pazarlama gelir. Eğer bir pazarlama planına sahip değilseniz bu konuda benden eğitim ve danışmanlık alabilirsiniz.
 
Bu haftalık da bu kadar olsun.
 
Hepinize sevdiklerinizle birlikte güzel bir “Ramazan Bayramı” diliyorum.
 
Güven AÇIK

Views: 58

Gayrimenkulde Zorluklarla Mücadele

Güven AÇIK

Gayrimenkul sektöründe olanlar iyi bilir bu sektör dışardan görüldüğü kadar kolay değildir. Alıcı ve satıcılar sadece buzdağının suyun üzerindeki kısmı görerek bizler hakkında kolay tahminlerde bulunurlar.

Birçok danışman arkadaşımdan duymuşumdur. Alıcı hizmet bedelini öderken hep bir sitemde bulunur “Ne kadar kolay para kazanıyorsunuz!

Doğru! Dışardan bakıldığında bir mülk gösteriyorsun, fiyatı sekiz milyon. Hizmet bedeli % 2 hesap edildiğinde 160,000.-TL kılcıksız bir para gibi görünüyor.

Bir de danışmana sorun! O portföyü almak için neler çekmiştir. Pazarlama için neler neler yapmıştır. Tesadüf bir de alıcı çıkarsa ne mutlu ona…

Hatta bazı alıcılar mülk satın aldıktan sonra gayrimenkul danışmanlığı yapmak için ciddi araştırma yapmaya başlarlar. 

Bir süre araştırdıktan sonra mesleğin o kadar kolay olmadığını öğrenirler. 

Bu mesleğin zorluklarını şöyle bir anlatayım istedim. 

1. Gayrimenkul Danışmanlığının Önemi

Gayrimenkul, bireylerin hayatlarındaki en kıymetli varlıklardan bir tanesidir. Bu varlıkların alınma ve satılma sürecinde profesyonel rehberlik sağlayan gayrimenkul danışmanları vazgeçilmez bir role sahiptir.
 
Danışmanlar, piyasa eğilimlerini, hukuki zorunlulukları ve mülk değerlerini titiz bir şekilde inceleyerek, alıcı ve satıcılarına en doğru kararı almaları konusunda önemli bir destek sağlarlar. Her iki tarafında menfaatlerini gözetirken, etkili pazarlama teknikleri ve müzakere becerileri ile hızlıca en yüksek değeri elde etmeye odaklanırlar.
 
Sonuç olarak, gayrimenkul işlemleri esnasında deneyimli bir danışmanın rehberliği, hem kayıpların önlenmesi hem de işlemin başarısı açısından hayati önem taşır.
 
Zorluklar

2. Gayrimenkul Piyasasındaki Zorluklar

Gayrimenkul danışmanları, sektörün çekişmeli yapısından kaynaklanan bir dizi zorlukla mücade etmek durumundadır.
 
İlk engel, değişken ve tahmin edilmesi zor piyasa koşullarıdır. Gayrimenkul piyasasındaki dalgalanmalara çabuk uyum sağlamak çok önemli bir yetkinliktir. Ayrıca, gayrimenkul sektöründe alıcıların beklentileri ve zevkleri aniden değişebilir, bu da profesyonellere kendilerini sürekli güncelleme ve adaptasyon becerisini kazandırma gereksinimi doğurur.
 
İkinci engel, yasal mevzuattır. Gayrimenkul uzmanları, bir dizi yasal süreci ve uygulamaları bilmek ve ona uygun bir şekilde alıcı ve satıcısını yönlendirmek durumundadır.
 
Bu yasal süreçler, gayrimenkul danışmanlarının dikkatle izlemesi gereken çok sayıda yönetmelik ve zaman alıcı yasal uygulamalar olabilir. Üçüncü engel, pazarlama ve tanıtım etkinliklerini verimli bir şekilde gerçekleştirmesidir.
 
Başarılı bir şekilde müşteri çekmek ve portföy sayısını artırmak isteyen gayrimenkul danışmanları, yaratıcı pazarlama stratejileri geliştirmeli ve bunları zaman kaybetmeden uygulamalıdır. Yoğun rekabetin yaşandığı bir ortamda sıyrılmak için yenilikçi ve etkin pazarlama yöntemleri benimsenmelidir.
 
Bu zorlukların üstesinden gelmek için, derin bir bilgi ve tecrübe birikimine, sektör eğilimlerini sürekli izlemeye ve profesyonel gelişimi önemseyerek kendini eğitime adamaya ihtiyaç vardır.
 

3. Zorlukları Aşmanın Yolları

Gayrimenkul danışmanı olarak karşınıza çıkacak güçlüklerle mücadele etme sürecinde, etkili iletişim ve müşteri ilişkilerini pekiştirmenin kilit rol oynadığını göz ardı etmemelisiniz. Profesyonel iletişim yetenekleri, müşterilerinizle derin bağlar kurmanıza ve onların gereksinimlerini daha iyi kavramanıza imkan tanır.
 
Ayrıca, emlak piyasasının inişli çıkışlı dönemlerini alt etmek için trendleri dikkatle izlemeli ve sektördeki yenilikleri daima sorgulamalısınız. Eğitime ve mesleki gelişime yapılan yatırımlarla bilgi birikiminizi güncel tutabilir ve rekabetten açık ara sıyrılabilirsiniz.
 
Zorluklar karşısında esnek ve yaratıcı kalmak da büyük önem taşır. Beklenmeyen durumlar karşısında çabuk ve etkin çözümler üretebilme yeteneği, yeni stratejiler geliştirebilme, deneyimli ustalardan mentorluk almak gayrimenkul danışmanlığında karşılaşabileceğiniz tüm zorlukların üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır.
 
İş Birliği

4. İşbirliği ve İnsanağı (networking)

Gayrimenkul sektöründe işbirliği ve ağ kurma hayati derecede önem taşır. Ortak çalışma yoluyla, meslekdaşlarımızla bilgi ve tecrübelerimizi paylaşarak başarıyı artırabiliriz. Ekip olarak çalışmanın getirdiği yararlar; yeni müşteri tabanlarına erişim, potansiyel alıcılar ve satıcılarla ilişkiler kurma ve geniş gayrimenkul çeşitliliğine erişebilmeyi sağlar.
 
Networking etkinliklerine iştirak etmek, endüstri profesyonelleriyle tanışıp iş bağlantıları oluşturmamızı ve bu bağlantılar sayesinde yeni fırsatlar elde etmemizi mümkün kılar.
 
Gayrimenkul danışmanları için işbirliği ve etkin bir networking çalışması, başarıya ulaşmada oynadığı önemli rol ile fark yaratmanızı sağlar.
 
Motivasyon

5. Başarıya Ulaşmak İçin Motivasyon ve Strateji

Gayrimenkul alanında başarının anahtarı, motivasyon ve stratejinin görülmeyen etkisidir. Motivasyon, ulaşılacak hedeflere yönelik yoğun bir arzu ve istek olarak ifade edebiliriz. Bir gayrimenkul danışmanı, sürekli yüksek bir motivasyona ihtiyaç duyar.
 
Motivasyon düzeyinizi artırabilmek için başarılı iş insanlarının başar yolculuklarını, biyografilerini okuyun. İlham veren seminerlere katılım sağlayın. Mesleki gelişim için sürekli kaynaklar araştırın.
 
Öte yandan sahip olduğunuz iş stratejiniz, hedeflere varmak adına izlenen yol haritası ve yöntemler bütünüdür. Bir Gayrimenkul Danışmanı olarak stratejileriniz; piyasa araştırması gerçekleştirmek, potansiyel müşteri ağı oluşturmak, etkin iletişim becerilerini kullanmak ve iş birliklerini güçlendirerek genişletmek gibi çeşitlilikler gösterir.
 
Motivasyonunuzu sürekli canlı tutarak ve etkin bir stratejiye sahip olarak hedeflerinize doğru emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.
 
Bu haftalık bu kadar.
 
Umarım seçim sonuçları tüm ülkemize faydalı olur.
 
Esen kalın.

Views: 65

Gayrimenkulde Müzakere Becerileri

Güven AÇIK
Gayrimenkul sektöründe müzakere becerileri aslında temel bir yetkinlik. Randevu almaktan tek yetki almaya, sunumdan kapanışa kadar mesleğin her aşamasında kullanacağımız bir iş yetkinliği. Ne kadar kısa zamanda öğrenir ve kullanmaya başlarsanız , geliriniz de ay nı şekilde hızla artacaktır. 
 
Bu haftaki yazımı Müzakere Becerileri hakkında temel bilgiye ayırdım.  Detaylarına ulaşma isterseniz benim “Gayrimenkulde Kazandıran Diyaloglar” kitabımı satın alarak veya Online Gayrimenkul Üniversitesi‘nden eğitim alarak kendinize önemli bir yatırım yapabilirsiniz. 
 
Müzakere Becerileri

1. Müzakere becerilerinin önemi

Müzakere becerileri, gayrimenkul sektöründe büyük öneme sahiptir. Müzakereler, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesine yardımcı olurken aynı zamanda karşılıklı çıkarların en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlar. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren danışmanlar, etkili müzakere becerilerinin farkına varmalı ve geliştirmelidir. Müzakere becerileri, bir gayrimenkul işinde başarının anahtarı olarak kabul edilir çünkü doğru stratejilerin kullanılması, etkili iletişim ve kazan-kazan prensibiyle birlikte başarılı sonuçlar elde etmeyi sağlar.
 
İkna

2. Gayrimenkul sektöründe müzakere stratejileri

Gayrimenkul sektöründe müzakere stratejileri, başarılı müzakereler için gerekli olan yöntemler ve taktikler bütününü içerir. Bu stratejilerin başında, karşı tarafın pozisyonunu ve çıkarlarını anlamak gelir. Müzakerelerde tarafların kazan-kazan sonuçlar elde etmelerini sağlamak için, empati yeteneğinin kullanılması önemlidir. Gayrimenkul sektöründe müzakere ederken, karşı tarafın beklentileri, istek ve ihtiyaçları ve maddi sınırları ile birlikte sorunları hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak, daha iyi müzakere stratejileri geliştirmek için önemlidir. İyi bir şekilde hazırlık ve ön provalar yapmak, müzakerelerde başarıyı artıran bir diğer unsurdur. Müzakere sürecinde hedeflerin, sınırların belirlenmesi ve alternatif senaryoların oluşturulması, müzakereye girecek olan danışmanların stratejilerini daha etkili hale getirecektir. Gayrimenkul sektöründe pazar koşullarının ve rakip mülklerin analiz edilmesi, müzakere stratejilerinin geliştirilmesinde yardımcı olur. Ayrıca, doğru iletişim tekniklerinin kullanılması, müzakerelerde etkili bir avantaj sağlar. Bunun yanı sıra, müzakerelerde somut verilere dayalı veriler kullanmak, güven vermek ve güven duyulması için fazlasıyla önemlidir. Müzakerelerde stratejik düşünme, esneklik ve yaratıcılık da başarılı sonuçlar elde etmeyi kolaylaştırır.
 
Etkili iletişim

3. Müzakerede etkili iletişim teknikleri

Gayrimenkul sektöründe müzakerelerde etkili iletişim teknikleri oldukça önem taşır. İyi bir müzakerede iletişim becerileri, tarafların arasındaki anlayışı artırarak ortak bir çözüme kolayca ulaşılmasını sağlar. İletişimde etkili olmak için öncelikle güven verebilmek ve karşı tarafın danışmana güven duymasıyla başlar. Aktif dinleme becerisi mutlaka olması gereken bir beceridir. Karşınızdaki alıcı veya satıcıyı doğru anlamak ve onun görüşlerine değer vermek önem taşır. Ayrıca, doğru ve anlaşılır bir şekilde konuşmak da müzakere sürecinde başarılı olmanın bir başka anahtarıdır. Söylediklerimizin açık ve net olması, karşı tarafın bizi daha iyi anlamasına yardımcı olur. Beden dilinin de önemi büyüktür. Kendi beden dilimizi kontrol ederek güven veren bir duruş sergilemeli ve karşı tarafın beden dilini doğru okumalıyız. Böylece, karşılıklı uyum sağlayarak müzakerelerde başarıya ulaşmak mümkün olacaktır.
 
Kazan Kazan

4. Kazan-kazan prensibi ve müzakere

Kazan-kazan prensibi, müzakerelerde tarafların ortak çıkarlarını gözeterek adil bir anlaşmaya varma amacını ifade eder. Gayrimenkul sektöründe müzakerelerde de bu prensip önemli bir strateji olarak kullanılır. Müzakerelerde her iki tarafın da elde ettiği kar, uzlaşma ve çözümler üzerine odaklanmaktadır. Kazan-kazan prensibine dayalı müzakerelerde, alıcı ve satıcıların ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra karşılıklı güven ve uzun vadeli işbirlikleri oluşturma imkanı oluşturmak dikkate alınmalıdır. Tarafların birbirlerini etkin dinlemesi, anlamaya çalışması ve ortak çözüm önerileri geliştirmesi, kazan-kazan prensibinin temel unsurlarını oluşturur. Bu prensip, gayrimenkul sektöründe müzakerelerde sürdürülebilir ve yapıcı bir anlaşma sağlanmasına katkıda bulunur.
 
Müzakere de çözüm odaklılık

5. Müzakerede sık karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri

Müzakereler sırasında karşılaşılan zorluklar, gayrimenkul sektöründe de birden çok şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar arasında taraflar arasında farklı beklentiler olması, fiyatın belirlenmesi, sürelerin uyumlu bir şekilde planlanması, anlaşmazlıkların çözümü veya tarafların güvenin sağlanması gibi konular yer alabilir. Çözüm önerileri arasında ise, etkili iletişim, karşılıklı anlayış, esneklik, deneyimli danışmanların desteği, takım çalışması, alternatif çözümler üzerinde odaklanma ve karşılıklı kazanç prensibinin uygulanması sayılabilir. Müzakerelerde zorlukların farkında olup, çözüm odaklı yaklaşımlar benimseyerek başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.
 
Bu hafta müzakere üzerinde sohbet ettik. Umarım faydalı olmuştur. Hepinize bol kazançlı bir hafta diliyorum.
 
Sevgilerimle,
Güven AÇIK

Views: 36

Son Eğitim

Güven AÇIK
Yanlış okumadınız! Son dış eğitimimi geçen hafta Cuma günü İzmir’de verdim.
 
Katılımcılar çok şanslıydı. Çünkü bir süre eğitim vermeyi bırakıyorum. Benim yerime yetiştirdiğim yeni eğitmenler eğitimlerimi verecekler. Benim eğitimlerimi vermek ve Gayrimenkul Üniversite’sinde eğitmen olmak isterseniz, bana ulaşabilirsiniz.
 

Peki, ben ne yapacağım?

Belki haberiniz olmayabilir ama ben artık hayatıma Antalya’da sürdürme kararı aldım. İstanbul’a tatile gideceğim. İstanbul kabusundan kurtulduğum için de çok mutluyum. Darısı sizlerin başına.
 
Antalya’da bir gayrimenkul ofisinde sıfır danışman olarak çalışmaya başladım. Ben de sizler gibi tek yetkili mülkler alıp pazarlayacağım. Hedeflerimi tutturmaya çalışacağım. Bir yıl sürecek olan bu serüven sonunda bir de kitap yazmayı planlıyorum. Kitabın adı şimdiden belli “60’ından Sonra …..”
 
Bundan 3-4 ay önce verdiğim bir eğitimde bir katılımcı bana meydan okudu. Ben de buna tutuldum ve fitili yaktım. Hiç bilmediğim bir yerde sıfırdan başlayıp 12 ayda kaç adet satış yapabileceğimi test etmek istiyorum. Sonuçlarını da kitabımda paylaşacağım.
 
Hodri meydan!
 

Startkey Markası Deneyimim

Son eğitimimi İzmir’de Startkey’in daveti üzerine verdim. İyi ki de vermişim. Final muhteşem oldu.
Startkey Akademi beni uzunca bir süre önce bir eğitim projesine davet etti. Ben de seve seve olur demiştim. O günlerde yukarıda yazdıklarım aklımın köşesinden geçmiyordu.
 
Startkey Akademi’de benden önce bir çok kıymetli eğitmen sunum yapmıştı. Ben de 8 Mart 2024 Dünya Kadınlar Günü’ne denk geldim. Eğitimin adı “Servisten Kapanışa” idi.
 
Eğitimden yaklaşık iki hafta önce etkinlik hakkında bilgilendirildim. Başıma gelecekler bana ayrıntılı şekilde aktarıldı. Bu bana biraz “fazla” gelmişti. Hiç böyle bir ön hizmet almamıştım. Ardından seyahatim ve otel işlemlerim hakkında açıklamalı mesajlar aldım. Burnuma biraz güçlü profesyonellik kokuları gelmeye başladı. “Hayırlısı” demekten kendimi alamadım.
 
Bir gün öncesinden Antalya’dan İzmir’e uçtum. Beni bir araç ile aldırtıp otelime yerleştirdiler. Otel fazlasıyla özenle seçilmiş keyifli bir oteldi. Sabah kahvaltısından sonra Startkey Franchise direktörü Kaan Bey beni aldı ve akademiye doğru yola çıktık.
 
 
Kaan Bey ile benim çok eskiye dayalı bir dostluğumuz vardı. Kendisi Türkiye’nin saygın bir sigorta şirketinde çalışırken benden eğitim almıştı. Benim efsane eğitimim “Kilit Huy Kalıpları ile Satış” eğitimim. Eğitimden sonra bağlantımız hiç kopmamıştı. Fırsat buldukça iletişime devam ettik. Kaan Bey sigorta sektörünü bırakıp gayrimenkul sektörüne başlangıç yapmış ve Startkey’de Franchise Direktörlüğünü üstlenmişti. Yolda bolca eski günleri ve eğitim sürecini konuşup kulak çınlattık.
 
Ben tam olarak nerede olduğumuzu anlamaya çalışırken Kaan Bey Startkey Akademi‘ye geldiğimizi söyledi. Karşıyaka çevresinde olduğumuzu biliyordum ama Çiğli’ye geldiğimizi tam anlamamıştım. İzmir Çiğli tarafında doğru büyümüş ve gelişmişti.
 
Startkey Akademi‘nin önüne geldiğimde bana kocaman gülümsemesiyle Yaprak Hanım “Hoş Geldiniz” dedi. Yanındaki arkadaşlar ile de el sıkıştıktan sonra önümde duran, dar ama en az üç metre yükseklikte kırmızı bir kapı ile burun buruna geldim. Kapı inanılmaz derecede görkemli ve el işçiliği ile tasarlanmıştı. Kapıya doğru yaklaştığımda kapı içeriye doğru yavaşça açılarak beni içeriye davet etti.
 
İlk adımımı attığımda tam bir şok geçirdim. Türkiye’de ilk kez bir gayrimenkul markasının sıra dışı franchise satış ve akademisinin görkemi ile kendimden geçtim. Muhteşem bir tasarımla oluşturulmuş tavan yüksekliği sanırım 7-8 metre olan bir mekanda buldum kendimi. Hani derler ya “ağzım açık” kaldı. belki ben böyle bir deneyimi ilk kez yaşadığım için şaşırmış olabilirim. Ben sadece “Anlatılmaz, yaşanması gerekir” diyorum. Eğer yolunuz düşerse Startkey’in kapısını çalın.
 
800 metre kareye yakın 3 katlı ofis müthiş bir estetik ve mimarlık dokunuşuyla, yani kalbinizi hoplatacak şekilde tasarlanmıştı. Benim, Avrupa dahil gördüğüm en şık akademiydi.
 
Eğitim salonu bodrum kattaydı. 300 m2 lik bir alanda kaliteli malzemelerden, katılımcı dostu bir yaklaşımla tasarlanmıştı. Teknik ekipman olarak ses sistemi, ışıklandırma, sahne ve ekran detayları beni çok etkiledi. Sadece eğitim salonu değil, fuaye alanı, kütüphanesi ve tuvaletleri tam anlamıyla sıra dışıydı.
 
Büyük bir keyifle eğitim verdim. Akademi yönetimi tarafından harika bir şekilde kusursuzca ağırlandım. Katılımcılar ile de dolu dolu bir eğitim gerçekleştirdik.
 
Bu yazım için para almadım

Bu yazı için para almadım

Startkey Gayrimenkul’ün başında Halil Altınsu var. Kendisi ile bir iki kere telefonda konuşmuşuzdur. Bu ziyarette kendisini daha yakından tanıma fırsatım oldu. Sektöre önemli bir katkı sağlamış, profesyonel bir iş insanı Halil Bey. Samimiyeti, sohbeti ve paylaşımı size zamanı unutturuyor.
 
En tepedeki kişinin kafa ayarları mükemmelse, ekip te onun kadar mükemmel oluyor. Startkey’de bunu hem gördüm hem yaşadım. Tüm çalışanların sıcak kanlı tutumları ve güler yüzleri beni mutlu etti. Çok özel bir gün yaşadım. Benim de son eğitimime yakışır bir etkinlik oldu.
 
Eğer gayrimenkul sektöründe bir girişim yapmayı düşünüyor, yerli bir markanın içinde olup huzurlu ve keyifli çalışmak istiyorsanız, Kaan Bey’den bir randevu alın. Markasını size bir de kendisi anlatsın.
 
Hiç mi olumsuz bir şey görmedin hocam” derseniz, ben bu topraklardan çıkan her marka adının Türkçe olmasını tercih ederim. Büyük bir sorun değil. Önemli olan vizyon ve değerler. Akademisi böylesine çarpıcı olan bir markadan hizmet almak nasıldır bilemiyorum. Startkey’de çalışanlar çok şanslı demekten başka bir şey söyleyemiyorum.
 
Haftaya görüşmek üzere.
 
Güven AÇIK

Views: 58