Neden Hala Haftada 70 Saat Çalışıyorsun?

Merhaba,

İstanbullular için "şikayet etmek" neredeyse tüm gün yapılan bir iş.

İstanbul’da çalışan bir gayrimenkul danışmanı haftada 80 saat çalıştığını söylese de istediği sayıda temsil yetkisi alamıyor!

Bunun basit bir nedeni var:

Çünkü ne kadar stresli olursanız, temsil yetkisi almanız o kadar imkansızlaşıyor.

Çoğu insanı her şeyden çok neyin strese soktuğunu bilmek isterseniz söyleyeyim;

Haftada 40 saatten fazla çalışmak!

 

Daha da kötüsü, araştırmalar haftada 40 saatten fazla çalışmanın üretkenliği azalttığını gösteriyor.

Neyse ki, bir çözüm yolu var;

Endişelenmeyi bırakın ve haftada 40 Saat çalışmayı öğrenin!

Bunu yazıyı ilk okuduğunuzda katılmayacağınızı biliyorum.

Evet, başarılı olmak için haftada 70 saat çalışmak zorunda olduğunuzu düşünüyorsunuz, çünkü buna inanıyorsunuz.

İster inanın ister inanmayın, haftada 40 saatlik çalışmanın daha verimli olduğunu ispat eden bilginin arkasında 150 yıllık bir verimlilik araştırması var.

Bu araştırma aslında çalışanlara yardım etmek için tasarlanmamıştı. Amacı şirketlerde üretim verimliliğini artırmaktı.

Yapılan bu araştırma, bir ay boyunca haftada 40 saatten fazla çalışılması halinde verimliliğin çarpıcı bir şekilde düştüğünü gösteriyor.

Daniel Cook' tarafından yapılan bu çalışmayı aklınızdan hiç çıkartmayın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özet olarak Daniel Cook araştırmasının sonunda diyor ki “Haftada 60 saat çalışabilirsiniz, ancak ilk yükselişten sonra verimliliğiniz çakılır."

Amacım sizi bunaltmak değil. İçinde olduğunuz durumu biliyorum. Çoğunuz bana şunu içinizden söylüyorsunuz;

“Yapacak çok işim var. Hepsini bitirmek için de yeterli zamanım yok! Daha az çalışarak DAHA FAZLASINI nasıl yapacağım ki?”

Ben de size bilinen bir deyimle yanıt vereceğim;

“Daha AKILLICA çalış, daha FAZLA değil!”

 

Denemek isterseniz ve özel hayatınıza, sevdiklerinize daha fazla zaman ayırmak hoşunuza gidecekse, aşağıdaki önerilerimi dikkate alabilirsiniz.

  1. Günlük Görevlerinizi Öncelik sırasına sokun.

Daha akıllıca çalışmaya başlamadan önce, oturup hangi görevlerin acil ve önemli olduğunu, hangilerinin önemli ama acil olmadığını, hangilerinin hem önemli hem acil olmadığını keşfetmek zorundasınız.

Başarılı olan çoğu gayrimenkul danışmanı önceliklerini yönetmek için, Eisenhower Tablosu adı verilen pratik bir yöntem kullanır.

Çoğu harika fikir gibi, Eisenhower tablosunu kullanmak oldukça basittir.

Günlük olarak yaptığınız tüm gayrimenkul işlerinin bir listesini yapın ve her birini dört kategoriden birine yerleştirin:

  1. Derhal yapın

Bunlar size doğrudan para kazandıran Sahibinden Aramaları, Bölge Çalışması, Facebook, Instegram  reklamlarını yönetme ve Branda asma, Yeni müşteri adaylarına ve mevcut müşterilere cevap verme gibi temel görevleriniz olmalıdır.

Bu kategori adından da anlaşılacağı gibi, bu görevleri derhal yapmanız gerekir. Bu işleri yapmak için kesintisiz çalışabileceğiniz, bölünmeyeceğiniz saatler ayırmalısınız.

  1. Planlayın

Önemli, ancak acil olmayan işlerinize bolca zaman ayırın ki iler acile dönüşmesin. Daha çok planlamaya dayalı bu işlerinizin farkında olun. Eğitim, CRM, raporlama ve toplantılar için sabit gün ve saatler oluşturun. Bunların değişmemesine özen gösterin.

  1. Delege edin

İşleri delege etmek bazılarınız için biraz zor olabilir. Yardımınıza koşacak birilerine sahipseniz, işlerin bazılarını yardımcılara devretmek harika olacaktır. Bir asistan edinmek maliyetli olabilir ama sosyal medya işlerinizi gençlere bırakabilirsiniz. Evde emekli birisi varsa ona sahibinden satılık bulma işini öğretebilirsiniz. Sizin için liste hazırlayabilir. Ya da düşük maliyetli stajyer çalıştırabilirsiniz. İşi öğretmek adına kendinize yardımcı bulmak için biraz araştırmacı olmanızda fayda var.

  1. Kesinlikle yapmayın

Bunlar size hiç faydası olmayan görevlerdir. Çoğu insan için bunlar sosyal medyada mesleğinizle ilgisi olmayan işler olacaktır. Bu alanlarda zaman öldürmeyin. Sizi hedefinize götürmeyen hiç bir görevi yapmayın. Bu tür fayda yaratmayan, gelir üretmeyen işlere daha baştan HAYIR deyin.

 

Size zaman kazandıracak bazı ipuçları vermek istiyorum: 

İyi bir CRM kullanın.

Evet, CRM pahalı bir yatırım. Ancak şimdiden araştırmaya başlarsanız faydasını görürsünüz. Aylık ödeme yapabileceğiniz bit çok CRM var. Bu web tabanlı yazılımları kullanarak zamandan tasarruf edebilirsiniz. Hem bilgisayarınızdan hem de cep telefonunuzda eş zamanlı yapacağınız kayıtlar sizin daha organize çalışmanıza olanak sağlayacaktır.

 

Bir Asistan edinin

İlk başta bir asistan edinmek size çok saçma gelebilir. Ancak ben asistan ile çalışan danışmanların daha başarılı olduğunu gözlemliyorum. Bazen eşler birlikte çalışırken birbirlerini asiste edebiliyorlar. Bu da performansı ciddi bir şekilde artırıyor.

Lisede okuyan, üniversiteyi kazanamamış yarı zamanlı iş arayan çok insan var. Belki ilk başlarda haftanın 3 günü genç ve çalışkan bir arkadaşı uygun bir fiyata kiralayabilirsiniz. Sizin yapmaktan hoşlanmadığınız işleri o yaparak size daha fazla gelir üretme olanağı yaratabilir.

 

Bir Ekip kurun veya Bir Ekibe katılın

Neredeyse yirmi yıl boyunca gayrimenkul sektöründe yaşayarak öğrendiğim bir şey varsa, oda bizim mesleğimiz tek başına yapılan bir meslek değil.

Bir ekiple çalışmak her zaman daha iyi sonuç veriyor. Ekip çalışması hem motive edici hem de hayat kurtarıcıdır. Birlikten güç doğar. Yardımlaşma sayesinde daha hızlı ve üretken olursunuz.

Ben işimi tek başıma yaparım diyenler sonunda yalnız ve beş parasız kalmaya mahkum olurlar. Ekip kuranlar veya ekibe katılanlar hiç bir zaman işsiz kalmazlar. Solo çalışmak bizim sektörümüzde intihardan başka bir şey değildir.

Gayrimenkulde öne geçmek istiyorsanız ya bir ekip kurun, yada bir ekibe  mutlaka katılın. Kahramanlık yapmanın bir alemi yok. Ekiple her zaman daha verimli ve başarılı olursunuz.

 

Referans istemeyi unutmayın

Bu bir çok gayrimenkul danışmanının en çok ihmal ettiği konudur. Eğer birisine bir mülk kiraladıysanız veya mülk sattıysanız ondan referans isteyin.

Hizmetinizden memnun kalmış insanlar sizi başkalarına önermekten büyük keyif alacaklardır.

Utanmayın, sıkılmayın ve talep edin. Referans isimler isteyin!

Hizmetinizden faydalanalar mutlaka size bir kaç kişinin adını vereceklerdir.

Mülkünü sattığınız mülk sahibini her ay arayın. Mülk sattığınız müşteriyi ayda bir ziyaret edin. Kendi gayretinizle oluşturduğunuz insan ağınıza sahip çıkın. Bizim mesleğimiz sadece insanlar ile büyüyor. Bunu hiç unutmayın. Referans istemek sizi çok daha başarılı yapacaktır.

 

Zamanı Stratejik Kullanın

Daha akıllı çalışmaya doğru atılan önemli bir adım, zamanınızı daha verimli kullanmaktır.

Uygulamada verimliliği %100 arttırdığı kanıtlanmış iki stratejiyi benimsemeniz gerekir;

  • Zaman Bloklama / Kesintisiz bir zaman dilimi ayırma tekniği
  • Pomodoro Tekniği / Zamanlayıcı (timer) kullanma yöntemi

Zaman Bloklama

Zaman Bloklama, adından da anlaşılacağı gibi. Masanıza oturmak ve bir kerede tek bir önemli görevi kesintiye uğramadan ve masadan kalkmadan tamamlamaktır.

Bu yöntem daha odaklı ve daha üretken olmanızı sağlar.

Diyelim ki sahibinden aramalarını yapmak için zaman bloklamaya karar verdiniz. Çünkü bunu yaparsanız satacak veya kiralayacak mülkleriniz olacak.

Haftada üç gün üç saatinizi sadece bu işe bloklamanız size çok büyük bir fayda sağlar. Önemli olan masadan kalkmadan ve hiç bir şeyin bu görevi bölmesine izin vermeden kesintisiz bitirmenizdir. Bu uygulamaya bir alışırsanız verimliliğiniz inanılmaz bir artış gösterecektir.

Burada dikkat etmeniz gereken şey; sizi kandırmaya çalışan şeytani iç sesiniz olacaktır. Ona hiç bir zaman kanmayın. Blokladığınız zamanı başka hiç bir şeye kurban etmeyin. Aksi halde siz kurban durumuna düşersiniz.

 

Programınızı gevşetmenin en iyi yolu Pomodoro Tekniği denilen bir yöntem kullanmaktır.

Pomodoro Tekniği, aslında bir TİMER markasından kaynaklanır. Timer yani bizim dilimizde ZAMANLAYICI bir nevi kronometredir. Çoğunlukla mutfaklarda bulunur. Basitçe üzerinde 60 dakikalık bir gösterge vardır. Anneniz yemeği 45 dakikada pişirecekse bu Timer’ı 45 dk kurar ve diğer işerinin peşine düşer. Timer’ın alarmı çalınca da gider yemeğin altını kapatır veya kısar.

Pomodoro Tekniği, verimliliği artırmak için zamanı yönetmenin basit bir yoludur.

Buradaki asıl fikir, beynimizin bir göreve odaklanabilme süresinin maksimum bir saat olmasına dayanmaktadır. Her saat başı ara verip ardından işimize geri dönmek, daha verimli olmamızı sağlıyor.

2014 yılında yapılan bir araştırmada, çalışanların üretkenliğini artırmanın, her 52 dakikada bir 17 dakikalık mola verilmesi olduğu kanıtlandı.

Siz de annenizden yemek zamanlayıcısını (timer) ödünç alıp her 52 dakika da bir 17 dakika mola için ara verirseniz verimliğinizi artırmanız mümkün olacaktır

 

Evet, bu yazımı da iş verimliğine ayırdım.

Unutmayın tek bir hayatınız var. Çok çalışmak yerine akılı çalışmayı öğrenin.

Her şeyden önemlisi SEVDİKLERİNİZE ZAMAN AYIRIN.

Yoksa pişman olabilirsiniz.

 

Sevgiyle,

Güven AÇIK

Posted in Emlak, Gayrimenkul and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.