Gayrimenkul Satış Rekabetinin içinden sıyrılmak neye bağlı?

Şu dönemde pazarda çok fazla sayıda kayıtlı ve kayıtsız gayrimenkul danışmanı hizmet üreterek gelir yaratmaya çalışıyor.

Rekabet olağan üstü düzeyde.

Kıran kırana.

Sosyal medyada bunun yansılamalarını görüyoruz.

Bu gibi zor dönemlerde başarılı olmak isteyen gayrimenkul danışmanı aslında ne yapmalı?

Çoğunlukla gördüğümüz ve ders çıkartmamız gereken davranış; hizmet bedelini aşağıya çekerek rekabetten sıyrılmak isteyenlere rastlıyoruz.

Eğer hizmet bedelinizi aşağıya doğru çekmeye başlarsanız bunun sonu hüsranla biter ve yok olursunuz.

Kazancınızı aşağıya çekme alışkanlığına bir yakalanırsanız giderek zora girer ve bu bataklıktan çıkamazsınız.

Bir danışmanın kesinlikle yapmaması gereken tek şey hizmet bedelini rekabetten dolayı aşağıya çekmektir.

Bu da böyle oluversin demeye başladığınız anda kendi sonunuzu hazırlarsınız.

 

Peki, ne yapmak lazım?

Bunun sırrı tek şey de saklı “FARKLI OLMAK VE MÜŞTERİYE MÜKEMMEL BİR DENEYİM YAŞATMAK”

Üzülerek söylüyorum ki herkes aynı şeyi yaparak farklı bir sonuç bekliyor. Bu Einstein’a göre DELİLİK.

Bence de öyle! Eğitimlerde de gördüğüm ve duyduğum şikayetler hep aynı şikayetler.

“Hocam, hizmet bedelimi ödemek istemiyorlar!”

Tamam da sen ne yaptığının farkında mısın? Müşterine ” Sıra dışı deneyim ne yaşatabildin?” “Mükemmel bir deneyim olarak ne sundun?” sorusunu sorduğumda aldığım yanıt % 80 “Ne yapabilirim ki?”

Şimdi biraz -ne yapabilirim ki- den bahsetmek istiyorum.

Önce kafa ayarlarınızla oynamak durumdasınız. Sabit ve kolaycı düşünme alışkanlığından kurtulup yaratıcı ve geliştirici düşünce alışkanlığının sahip olmaya gayret etmelisiniz. Bunun tek bir çözümü var okumak, okumak ve okumak… Sormak, sormak ve sormak.

Kendinize özgün olabilmek ve farklı olabilmek sizden mükemmel olmayı bekliyor. Bunu ortaya koyamıyorsak sonuçlarına da katlanmak durumunda kalacağız. Bu ister istemez özgüveninizi zorlayacaktır ve görüşme ve sununlar sırasında hep benzer korkuları yaşamaya devam edeceksiniz. Bunu da ilk farkeden müşteriniz veya mülk sahibiniz olacak.

Özgüveninizi yüksek tutmak içinse görüşmede neler söylemeniz gerektiğini iyi çalışmalı ve bol bol prova yapmalısınız. Onların hangi sorunlarını nasıl çözdüğünüzü doğru ifade etmelisiniz. Sunduğunuz hizmetin değerini ortaya çıkartmalısınız ki müşteri bunu satın alsın ve ödemesini kesintisiz yapsın. Nasıl bir restoranda yediğiniz yemek güzelse hesabı önemsemediğiniz gibi, müşteri mükemmel bir hizmet aldıysa ödemede kesinlikle sorun yaşatmayacaktır.

Bu meslekte işleri umuda bağlamak hiç de doğru bir tutum değildir. Umut etmek iyi bir strateji değildir.

Mülk sahibinin çözmek istediği temel iki sorunu var;

  1. Mülkünü en yüksek değerde satmak

  2. Mülkünü en kısa sürede satmak.

Hizmetinizin kalitesi bu iki temel sorunu çözmeye odaklı olmalıdır.

Müşterinizin ise çözmek istediği yine iki sorunu vardır;

  1. En iyi lokasyonda bir mülk sahibi olmak.

  2. En düşük fiyatla buna sahip olmak.

Sizin sorumluluğunuz bu sorunları çözmek için yaratıcı olmak ve çözüm üretmek.

Kendinize ne kadar yatırım yaparsanız ve kendinizi geliştirirseniz o kadar büyük fark yaratabilirsiniz.

Sadece bilmek yeterli mi? HAYIR, bilmek değil YAPMAK  daha da önemli. Yaptıktan sonra ise sonuçları DEĞERLENDİRMEK  daha da önemli olanı. Ölçmediğiniz hiç bir şeyi yönetmeniz de mümkün olmayacaktır.

Sürekli kendinizi geliştiren ve yenileyen bir KAFA AYARINA sahip olmazsanız, İŞİNİZ ÇOK AMA ÇOK ZOR!

Posted in Emlak, Gayrimenkul and tagged , , , , , .

Bir Cevap Yazın