Gayrimenkul Danışmanının Kafa Ayarı; İnançlarınız davranışlarınızı nasıl etkiler?

Yeni alışkanlıklar edinmenin ve bunları geliştirmenin zorlukları çeşitli nedenlere dayandırılabilir.
Eğitim verdiğim 19 yıl boyunca sayısız broker ve gayrimenkul danışmanı ile çalışma fırsatı buldum. Birlikte çalıştığım insanların bazıları hızla kendilerini ve işletmelerini geliştirebilirken, bazıları; ki çoğunluğu, bunu yapmakta oldukça zorlanıyordu. Genellikle de çok zaman harcıyorlardı.
Bu gecikmenin arkasındaki nedeni hep merak ettim.
Bu konuda ve alanda seçici olarak bir çok kitap okudum. Sonunda aradığımı Stanford Üniversitesi’nden Carol Dweck’in “MİNDSET” kitabında buldum.
Bu sorun iki kulağımızın arasındaki organımız olan beyinden kaynaklanıyordu.
Akıl oldukça güçlü bir şey. Kendinize anlattığınız hikayeler, inandıklarınız, düşünme şekliniz yeni davranışlar edinip edinememeniz konusunda oldukça şekillendirici oluyor.
Özellikle inançlarımızın davranışlarımız üzerindeki etkisini nasıl yönlendirdiği konusu beni bir hayli şaşırttı.
Hedefe odaklanabilmek, daha iyi beceriler edinebilmek, daha yüksek başarılar elde edebilmek bunların hepsinin altında aslında inançlarımız yatıyor. Carol Dweck’ten öğrendiklerimi size aktarayım.
Bir gayrimenkul danışmanı bu sektöre başlar başlamaz daha önce hiç yapmadığı davranışları kabullenmek ve yapmak zorunda kalabiliyor. Örnek olarak “Sahibinden” leri arayıp randevu almak, “Temsil Sözleşmesi” almak, “Mülk Sahibi İtirazları”nı aşmak, Yüksek Gelir Hedefleri” koymak gibi.
Bu yeni davranışların oluşması ve meyvesini vermesi; Konunun başında yazdığım “ KAFA AYARI ” ımıza bağlı
Carol Dweck diyor ki; kafa ayarınız (mindset) iki türden oluşuyor. Birincisi “Sabit Kafa Ayarı (fixed mindset)” İkincisi ise “Gelişen Kafa Ayarı (grown mindset)”
Sabit Kafa Ayarına sahip insanlar; temel yeteneklerinin, zekalarının, yetkinliklerinin sabit ve değiştirilemez olduğuna inanıyorlar. Bunların kendilerinde belli bir oranda olabileceğine ve genellikle genetiğe bağlı olduğuna inanıyorlar. Kapasitelerinin belli düzeyde olduğu konusunda kendilerini ikna etmiş oluyorlar ve bunu kesinlikle zorlamıyorlar. Bu kişilerden genellikle şu tür cümleler duyuyoruz.
  • Ben bunu yapamam.
  • Bunu sormam mümkün değil.
  • Hayatta olmaz.
  • Beni işim olmaz.
  • Böyle bir şey isteyemem.
  • Ayda 3 satış! Mümkün değil.
Şimdi gelelim Gelişen Kafa Ayarı’ na; Bu insanlar her tür yetenek ve yetkinliğe yeterli çaba ve gayreti gösterdiklerinde elde edeceklerine inanıyorlar. Öğrenmeye ve gelişmeye karşı büyük bir merak duyuyorlar. Yeni şeyleri denemek için belli sayıda tekrar yapmaları gerektiğine inanıyorlar. İlk seferde başarılı olamayacaklarını ama denemeye devam ederse sonunda başaracaklarından eminler. Ben bir Einstein’ im demeseler de bunun mümkün olabileceğine inanıyorlar. Gelişen Kafa ayarına sahip olanlar, bir insan yeterince çaba ve gayret gösterirse, hazırlığını, provasını yeteri kadar yaparsa başarılı olabileceğinden hiç şüphe duymuyorlar. 
  • Bir kez olsun deneyeceğim.
  • Yapmadan nasıl anlayacağım ki…
  • Kesin deneyeceğim.
  • İyi hazırlık yaparsam olur diye düşünüyorum.
  • Ben hallederim.
  • Bir yol mutlaka vardır.
 Ben bunu yapamam! ” düşüncesi beyinde olumsuz olarak duyguları tetikliyor. Olumsuz duygular motivasyonu ve bir şeyi yapma gayretini engellediği için davranışa dönüşme olasılığı da imkansızlaşıyor. Bunun yeterince tekrar etmesi halinde de kişi bu davranışı ile ilgili olumsuz bir inanç geliştiriyor ve bu inanç da olumsuz düşünceyi besleyen kültürü oluşturuyor. Bu çevrim sürekli olduğunda da kişi kendinden emin bir şekilde “ Ben bunu yapamam! ” demeye devam ediyor.
Peki, burada önemli olan soru ne? Bu olumsuz düşünce ve inancı kırmak mümkün mü? Bir insanı Sabit Kafa Ayarı’ ndan Gelişen Kafa Ayarı’ na döndürmek başarılabilir mi?
Kişi gerçekten istiyorsa ve yeterince çaba göstermeye hazırsa bu mümkün.
gerçekten istemek” ne anlam ifade ediyor? Birisi size her hangi bir şeyi “gerçekten istediğini” söylerse bunu duyun ama sizin için değerli bir konuysa, karşı tarafa “gerçekten istediğini” ispat edebilmesi için “nedenlerini” saymasını rica edin.
Saydığı nedenler 5 ‘i aşamıyorsa bu pek ikna edici olmayabilir. Hatta, başarılı da olamayabilir. Ancak nedenlerinin sayısı 10’u aşıyorsa hiç merak etmeyin kesin başarılı olacaktır.
Yine aynı kişiye şu soruyu sorun “Yapamazsan ne olacak?” Bu soruya yanıt verirken karşı taraf rahat ve coşkusuz ise sonuçlar istendiği gibi olmayacaktır. Ancak karşı taraf bu soruya hafif kızgın ve coşku ile yanıt veriyorsa bunu oldu bilin. Çünkü gereken iç motivasyona sahiptir ve başarılı olacaktır.
İkinci konu “yeterince çaba göstermek”. Kişinin bu davranışı nasıl yapacağını önce öğrenmek için ne kadar gayret gösterdiği ile doğru orantılıdır. Yeni davranışı öğrenmek için nereleri araştırmış, kitap okumuş mu? İnternete bakmış mı? Sormuş soruşturmuş mu? Bu konuda uzmanlara danışmış mı? Eğer bunları yapmış ise ilk ateşleyici çaba ve gayret var demektir. Ardından bunu bir davranış olarak ortaya koyup provasını ve hazırlığını yapıp sürekli tekrar etme alışkanlığı gösteriyor ise karşınızda bir şampiyon var demektir.
Bilmem fırsatınız veya şansınız oldu mu? ama hiç halı veya kilim dokuyan bir insanı seyrettiniz mi?
Bence bu insanlar Tek kelime ile OLAĞAN ÜSTÜ dür.
O insanları hep kıskanmışımdır. Bazen tembellik ruhumda belirdiğinde o insanları düşünürüm. Günde 1000 – 3000 ilmek atarak halıyı nasıl dokuduklarını aklıma getiririm ve işime odaklanırım.
Günlük küçük davranışlarınızın sizi başarıya götüreceğine inanın ve yapmanız gereken tüm rutin işleri düzenli yapın.
  • VAZGEÇMEYİN!
  • ÜŞENMEYİN!
  • ERTELEMEYİN!
  • SADECE YAPIN!
Nasıl bir bisiklete binerken pedal çevirmezseniz düşüyorsanız, başarı da sizden her gün aynı miktarda emeği ortaya koymanızı ister.
Halı dokumaya devam, hem de el işi göz nuru…
Posted in Emlak, Gayrimenkul and tagged , , , , , .

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.