Kapatan kapatana, Markalar Kan Kaybediyor!

Hepinize kucak dolusu sevgiler,

 

Öncelikle, geçen hafta Pazartesi günü yayınladığım blog yazım bu yılın en yüksek okunma sayısına ulaştı.

Yazımı okuyan ve arkasından bana yazan, telefon açan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Varolun, sağolun. 

İyiki varsınız.

 

Bu hafta ki yazımda, son dönemde fazla miktarda kapanan ofislerin, FERYADINA tercüman olmak istiyorum.

Ağustos ayının ortasından bu yana, her markadan beni tanıyan, kitaplarımı okumuş, bana danışmış yada destek almış ofislerden fazlası ile e-posta geldi. Bu e-postaların % 85 i ofis Brokerleri tarafından gönderilmişti.

İş yapamayıp cepten yemeye başladıklarını, danışman kaybettiklerini ve daha ne kadar beklemeleri gerektiğini soruyorlardı.

Elimden geldiği kadar hem e-postalara yanıt vermeye, hem de telefonla arayıp yardımcı olmaya gayret ettim.

Ancak dinlediğim ve okuduğum kadarı ile bana yöneltilen sorunlar hep aynı sorunlar.

Bu sorunları size tek tek aşağıda açıklayacağım.

 

Sektörde tüm bu sorunların yaşanmasındaki TEK NEDEN ülkenin içinden geçtiği kötü ekonomik dönem.

Hatalı mali politikalar ve duygusal kararlar sonucunda ekonomide dolaşan nakit para iyice azalmış durumda.

 

Son derece akıllı olan PARA, en az emekle en yüksek getirinin peşinde; yani FAİZDE.

Merkez Bankasına yapılan son müdahale ile önce yönetim değişti, arkasından da hızla faiz indirimleri uygulanmaya başladı.

Bu doğal olmayan faiz indirimi, gayrimenkul pazarına biraz olsun soluk aldırdı. 

Arkasından ikinci indirim daha açıklandı. Bu indirim beklenenden daha fazla oldu.

Sanırım, ilk indirimin etkisine bakarak daha da inerse ekonomi canlanır diye düşünüldü.

Büyük inşaat firmaları satış yapamadıkları için, dolaylı şekilde yönetimdekilere bir baskı yapıyor olmalılar.

Bu faiz müdahalelerinin işe yarayacağını umalım. İnşallah beklenen gelişmeler olur.

 

Peki, ya bir faydası olmazsa? 

Doğacak sonuçlara karşı bir hazırlık var mı? Yok!

Su testisi su yolunda kırılmadan söyleyeyim; böyle bir durumda önümüzdeki 10 yıl toparlamamız mümkün olmaz.

Ülke ciddi şekilde sallanır ve ortalık da karışır.

Ben, ülke ekonomisinin profesyonelce yönetilmediği görüşündeyim. Bana katılırsınız yada katılmazsınız, bunu bilemem.

 

Yaz sonuna doğru ülkeye giren turizm dövizi ve okulların açılmasıyla piyasalarda ufak da olsa bir hareket gözlemledik.

Özellikle kiralık mülkler iş yapmaya başladı. 

Mülk almak isteyenler, sıkı pazarlık yapıp finansman sorunu yaşayan inşaat firmalarından mülk alımı yaptılar. 

Zorda olan ikinci el mülk sahipleri de pes edip gelen tekliflere “KABUL” diyerek kaderlerine razı oldular.

 

Hepimiz için hayırlısı olur inşallah diyelim ve umarım daha da zor günler yaşamayız.

Genel olarak ülke ekonomisinin içinde olduğu bu durum bizi de sektör olarak olumsuz etkiledi.

Özellikle gayrimenkul markalarının son iki yıl içinde sattığı franchiseler toz duman oldular.

 

Deneyimli franchiseler/ofisler yollarına devam ettiler.

Çünkü hem lokasyonları hem de sahadaki ağ bağlantıları onların iş yapmalarına olanak sağladı.

Kapanan ofislerin danışmanları bu deneyimli ofislere gittiler. 

Ya da bu mesleğe girdiklerine bin pişman oldular. 

Sektörden çıkanlar şimdi hem sektörü hemde mesleği karalamakla meşguller.

 

Son üç haftadır bana gönderilen e-postalar ve açılan telefonlarda en çok sorulan sorular şunlar oldu:

  1) Sizce ofisi kapatmak için daha ne kadar beklemeliyim? Bu piyasa düzelir mi?

  2) Bölgemizde satılık mülk bulmakta zorluk yaşıyoruz. Kimse artık sözleşme imzalamıyor. Bu böyle mi devam eder?

  3) Müşteriler artık azıttı. 5 liralık mala 3 lira teklif ediyor. Bolca takas teklifi alıyoruz. Bu değişir mi?

  4) Kredi faizi düştü diyorlar ama bankalar çok sınırlı miktarda kredi kullandırtıyorlar. Bu normal mi?

  5) Danışmanlarım ya işi bırakıyor ya da başka ofislere gidiyor. Bunun önüne nasıl geçebilirim?

 

Şimdi yazımın başında bahsetttiğim TEMEL SORUNLAR’ın neler olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

1) Türkiye Ekonomisi İyi Durumda Değil! Bu dönemlerde yatırım ve girişimde bulunma riski çok yüksektir. Bilmediğiniz işe ve sektöre girmeyin. Girecekseniz de kaybetmeyi baştan göze alın. Şikayet etmeyin. Ülkenin ekonomik koşulları sizin de batmanıza neden olur. Nakitte kalın.

 

2) Bilmediğiniz Bir Sektörde Yatırım Yapmayın! Eğer ekonomik koşulların kötü olduğu bir dönemde bilmediğiniz bir sektöre girmeyi planlıyorsanız, önce o sektörde çalışıp bir deneyim kazanın. Sıfırdan bir marka gayrimenkul ofisi açmak yüksek maliyetlidir. Sadece giriş maliyeti değil, aynı zamanda aylık giderler de sizi çökertir. Önce sektörde deneyimli bir ofiste, kesintisiz bir yıl çalışın. Daha sonra yatırım yapın. İş deneyiminiz olmadan yatırım yapmayın.

 

3) Doğru Markayı Seçin! Gayrimenkul sektöründe markalar çok fazla değil. Toplam 5-6 kurumsal marka var. Bu markaların %90 ‘ı  gayrimenkul danışmanını sağmak ve kendini zenginleştirmek üzere kurulmuştur. Danışman emeğin büyük bölümü hem karşılıksız kalır hem de gece gündüz çalışarak ürettiğini gelirin % 60 ını büyük abiler oturdukları yerden alırlar. Bu iş modeli danışmanın sürekli çaresiz kalacağı şekilde tasarlanmıştır. Sonra o danışman ofis açmaya kalkışır. Bu sefer tamamen batar.

 

4) Bölgenizi Doğru Seçin! Markanın size önerdiği değil, para kazanacağınız bölgeyi tercih edin. Eski ofisler sizi kendi bölgelerine sokmak istemeyecektir. Bunun için merkeze baskı yapacaktır. Sizi de verimsiz ve işlem frekansı düşük olan bölgelere göndereceklerdir. Siz oh ne güzel burda hiç ofis yok diye düşünebilirsiniz. Ama tüm yatırımınız ilk yıl içinde çöpe dönüşecektir.

 

5) Mükemmel Bir Yönetim Ekibi Oluşturun! Ekibinizi yönetmek için mükemmel bir ekip kurun. Performans yöneticiniz, işe alım uzmanınız, ofis asistanınız görevinde dört dörtlük olsun. Bu kişiler bu yetkinliklerde en az 5-7 yıllık deneyime sahip olsun. Performans yöneticisini otomotiv sektöründen bulursunuz. Otomotivde ki yöneticiler donanımlıdır. İşe Alım uzmanları zaten çok var. Onun da iş geçmişini iyi araştırın. Banka ve İlaç endüstrisinde çalışmış 10-15 yıllık deneyimli olanları tercih edin. Ofis asistanını yetiştiririm diye düşünmeyin. Bu görevde en az 7-10 sene deneyimli birisini işe alırsanız onun deneyiminden çok zaman, emek ve para tasarrufunuz olur. 

 

6) Kişisel Özellikleri Sektöre Uygun Olan Danışman İşe Alın ve TAKİP EDİN! Danışman bulamadığınızı çok iyi biliyorum. Başvuru yapanların % 80 ni maaş, sigorta ve ek destek soruyor. Çünkü yeni nesiller de girişimci kafası yok. Müdür kafası var. Maaş alıyım yan gelip yatayım kafası var. Bunu aileler bu hale getirmiş durumda. Sizin işe alımda daha gelişmiş teknikler kullanmaya ihtiyacınız var. Tek bir kişilik analizi testi ile, sadece mülakat ile olacak bir iş değil. Kilit Huy Kalıpları gibi daha doğru seçme ve yerleştirme teknikleri kullanmalısınız. Adayı en az 3 ay denemelisiniz. Bu üç ay boyunca onlar tutunana kadar siz maksimum destek vermelisiniz. Daha da önemlisi IV90 gibi bir performans takip sistemsiz olmalı.

 

7) Sabırlı ve Kararlı Olun!  Doğada hiç bir şey bir gecede olmaz. Olanlar vardır ama ömürleri çok kısadır. Her zaman bir Meşe Palamutu ektiğinizi düşünün. Meşe ağacı ilk 10 yıl çok yavaş gelişir. İkinci 10 yılda dev bir ağaca dönüşür. Sizin tehlikeli olan yıllarınız; 1. YIL, 3. YIL ve 5. YIL dır. 7. Yılı geçerseniz çocuklarınıza bırakacağınız bir iş modeli kurulmuş olur. İlk 3 yılda sektörde deneyimli bir işletme koçu ile çalışın. İşletme koçu sizin zaman ve para kaybetmenize engel olur, hata yapmanızı önler. Size yol gösterir ve sizi başarıya taşır.

 

Evet, sorunları ve çözüm önerilerini size kısa da olsa açıkladım.

Soruları olanlar bana e-posta gönderebilir veya telefon açabilir.

Sektöre desteğimiz devam edecek.

Hepinize bol kazançlı bir hafta diliyorum.

G ü v e n  A Ç I K

Posted in Emlak and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.