ALOGÜVEN 0 534 815 77 96

Gayrimenkul Sektörüne 2020 de Başlayanlara Öneriler

Merhaba,

Nisan ayını yarıladık.

Hepimiz zor bir dönemden geçtiğimizin farkındayız.

İşimiz zor!

Sektöre 2020 de veya 2019’un son çeyreğinde başlayanlar için çok daha zor!

 

İki gün önce sektöre 2020 Şubat ayında başlamış bir danışman ile mentorluk görüşmesi yaptık.

Danışman arkadaşım ister istemez, içinde bulunduğu durumdan şikayetçiydi. Bir kariyeri bırakmış ve marka bir ofiste gayrimenkul danışmanlığına başlamıştı. Tüm eğitimlerini almış ve ofisine heyecanla dönüp dört elle mesleğine sarılmıştı.

Sonuç; hayal kırıklığı, kaygı ve endişe!

 

Bu dönemde mesleğe yeni başlayan birçok gayrimenkul danışmanı için durum aynı.

Peki, meslekte yeni olan danışmanlar salgında ne yapacaklar?

Büyük olasılıkla aldıkları eğitimde salgında ne yapılacağı anlatılmamıştır.

20 yıllık deneyimimden dolayı yeni danışmanlardan (çaylaklar) bu konuda telefon ve mesajlar alıyorum.

Hepsine tek tek yazmam çok zor. Çaylaklara 3 adımda çıkış yolunu buradan anlatmak istiyorum.

 

Ben 1999 Gölcük Depremi yaşandığında kariyerimin başındaydım.

Remax’ta başlangıç eğitimlerimi tamamlamıştım. Ancak, deprem ile birlikte her şey altüst olmuştu. Bize eğitimde deprem gibi krizlerde ne yapılması gerektiği anlatılmamıştı.

Kısacası iş başa düşmüştü. Durumum hiç de iyi değildi. Hem maddi hem de manevi.

Soğuk kanlı bir Brokerimiz vardı. Bizi önce sakinleştirdi. Sonra gelecek için motive etti. Kaldığımız yerden devam ettik. Onun liderliğini ve desteğini hep yanımızda hissettik. Bizi ekip olarak bir arada tuttu. Gerekli olan tüm zorunlu maliyetlerimizi kendi üstlendi. Her şeyden önemlisi bizi yüreklendirmesi ve işimize odaklamasıydı.

Eğer, yazımı okuyorsa kulakları çınlasın.

 

Corona-19 salgını 1999 Gölcük Depremden daha zor.

Çünkü salgın tüm dünyayı ve ülkemizin her şehrini etkisi altına aldı.

Bizi işimizden etti. Gelirimizi sıfırladı. Üstüne de eve kapattı!

En üst düzeyde çaresizlik içindeyiz.

 

Ancak,  hayat devam ediyor…

Kiralar, faturalar, taksitler sayısız giderimiz var. Gelirimiz ise eksiye doğru hızlı adımlarla ilerliyor.

Salgının ilk şokunu atlattıktan ve psikolojimizi toparladıktan sonra gerçekler ile yüzleşmeye başladık. Aklımızı başımıza aldık. Bilenlere danıştık. Üstatlardan öneriler aldık. Deneyimlilerin görüş yorumlarını okuduk. Toplayabildiğimiz kadar bilgi topladık.

Bu yoğun bilgilerle kafamız önce karıştı ama zamanla her şeyi sindirdik.

Sektörde kalabalık ofisler kapandı. Küçük ofisler çalışmaya devam ediyor.

 

Ben 2020 yılında gayrimenkul sektörüne başlamış olsaydım ne yapardım?” sorusunu kendime sorduğumda vereceğim yanıt şu şekilde olurdu;

 

İlk önce KARAR verirdim.

Devam mı edeceğim, yoksa havlu mu atacağım?

Havlu atmak kolay. Herhalde bunu yapmazdım. Devam etme kararı alırdım ama riski mümkün olduğunca azaltmaya çalışırdım.

Sonuçta beklenmedik bir durumun içindeyiz. Ortalıkta ölümcül bir salgın var. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı var. Sektör doğrudan %60-70 küçülmüş durumda. Kimse ne olacağını tahmin edemiyor. Piyasada öyle bir sis bulutu var ki göz gözü görmüyor. Herkes el yordamı ile bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Eğer 2020 nin sonunu veya üç ay sonrasını göremiyorsam daha yakın bir dönem için bir iş planı yapardım. 30 veya 60 günlük.

Ardından elimdeki tüm mülkleri gözden geçirirdim. Zaten 2-3 portföyüm olurdu. Hangi mülk sahibim satış için daha motive ise onu yakın takibe alırdım. Bu dönemde motive satıcılarımla bağımı kuvvetlendirirdim.

Bu kadar az sayıda portföyle bir yere varamayacağım için yeni mülk bulmak üzere derhal bir acil durum planı geliştirirdim. Bölge çalışmalarım kısıtlı olacağı için ziyaret sayımı haftada ikiye çekerdim. Bölgeme gittiğimde tüm sağlık önlemlerimi almış olurdum. Çantama maske, dezenfektan, kolonya, galoş aklıma ne gelirse doldururdum. Hatta bunlardan bir set hazırlar bölgemde çalışabilen esnafa hediye olarak dağıtırdım.

Apartmanlardan çıkamayan 65 yaş üstündekilere bir kampanya yapıp alışverişlerini yapıp temas sayımı artırırdım. Fırın veya marketlere girenlere promosyon dezenfektan veya maske dağıtırdım.

Evden çalıştığım zamanlarda bolca arama yapardım. Tüm emlak portallarından ne bulursam peş peşe arardım. Günde 10-20 arama yapardım. Etki çevremi didik didik ederdim.

Aramalarımda insanların halini hatırını sorar, bir yardıma, desteğe ihtiyaçları olup olamadığını öğrenirdim. Hepsine samimi yaklaşır, onları dinler ve anlamaya çalışırdım. Ne düşünüyorlar? Ne hissediyorlar? Ne gibi endişeleri var? Korkuyorlar mı? Gayrimenkul piyasası hakkında soruları var mı?  elimden geldiğince empati kurarak dertlerine kulak verirdim.

CRM kullanmasını öğrenir. Topladığım tüm bilgileri kaydeder. Mülk sahibi ve müşterilerimi yakın takibe alırdım. CRM ‘den e-posta kampanyaları yürütür, sektör ile ilgili konuları ve bilgileri paylaşırdım.

Facebook hesabımdan bütçeli ve hedef kitlesi belirlenmiş günde en az 3-4 paylaşımda bulunur sonuçlarını izlerdim. Facebook Pixel’i aktif kullanır, takipçilerimi daha yakından mercek altına alırdım.

Instagram iş hesabımdan günde 3-4 paylaşım yapar, aldığım geri dönüşlerin istatistiklerini inceler, müşteri davranışlarına göre daha etkin ve verimli kampanyalar gerçekleştirirdim. Twitter hesabımı da aynı şekilde kullanır daha fazla hedef kitleye ulaşmaya çalışırdım.

Tüm bunları kolayca yönetebilmek için Hootsuite veya Trello’yu kullanırdım.

Sosyal medyada kesintisiz bir tanıtım ve bilgilendirme kampanyası yapar, bu sessizlikte ön cephede çarpışırdım.

Diğer taraftan beni arayan müşterilere önce piyasa hakkında bilgi verir ardından yol gösterici olmaya devam ederdim. Telefonda mutlaka ihtiyaç analizi yapar, ne istediğini kesinleştirirdim. Motivasyon analizinin sonucunda Motivasyon Kat Sayısı 12 ‘nin üzerindeyse müşteriye kene gibi yapışır bırakmazdım.

Gerçek müşterilerime servis verirken yine maksimum düzeyde sağlık önlemlerimi alır, maskemi takar, galoşlarımı giyer, mülk boşsa bolca havalandırır. Ardından servisimi verirdim.

Müşterimi gelmeden önce uyarır, sadece karar vericilere servis verdiğimi sağlık sebepleri nedeni ile en çok iki kişiye yardımcı olabileceğimi söylerdim.

Diğer taraftan, her sabah en az 2 saat diyalog provası yapardım. Mülk sahibi araması, Servis, Kapanış, Müzakere hangi konuda daha iyi olmam gerekiyorsa kesintisiz provalarıma devam ederdim.

Her prova beni daha iyi yapacağı için belli bir süre sonra benden daha deneyimli arkadaşlarla telefonda canlandırma (role play) yapardım. Deneyimlilerden eksiklerimi öğrenir onları gidermek için bolca provalara çalışırdım.

Yetkinliklerimi geliştirmemin bol provadan geçtiğini bilerek kendimi kesintisiz her sabah geliştirirdim. Provalarımın videolarını cep telefonumla kaydedip nasıl yaptığımı izler, mentoruma gönderir provam hakkında fikrini sorardım.

Kendime etkin bir haftalık iş planı yapar buna harfiyen uyardım. Her haftanın sonunda haftalık programımı gözden geçirir, sonuç üretmeyen aktivitelerimi yenileri ile değiştirirdim.

Eğer, bir satış işlemi yaparsam elde ettiğim kazançla hemen kendime bir İş Antrenörü tutar daha iyi olmak adına üçüncü bir gözle çalışırdım.

Bu dönemde çaba, emek ve zaman özverisinde bulunabilmek için sabah akşam beni hayatta tutan ve motive eden NEDENLERİMİ tek tek gözden geçirir, kararlılıkla yoluma devam ederdim.

Mottom “Erteleme, Üşenme, Vazgeçme” olurdu.

 

Sıra sizde ÇAYLAKLAR.

Önce karar verin. Devam mı? Buraya kadar mı?

Sonra deli gibi prova yapın. Kaslarınızı geliştirin.

Bolca arama yapın.

Portföy sayınızı en az 12 adete çıkartın.

Sosyal medya üzerinden pazarlayın.

 

Hepinize kolay gelsin.

Sorularınız olursa bana yazabilirsiniz.

 

Görüşmek üzere.

Güven AÇIK

 

 

 

close

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarı kaydır
%d blogcu bunu beğendi: