ALOGÜVEN 0 534 815 77 96

Yeni Dünyada Uyum Sağlayan Hayatta Kalabilecek

Nasılsınız?

Umarım iyisinizdir. Sağlığınıza dikkat ediyorsunuzdur.

Salgına alışmaya başladık.

Yeni bir yaşam tarzına ayak uydurmaya çalışıyoruz.

Sahip olduğumuz bazı önemsiz şeylerin ne kadar değerli olduğunu salgın sayesinde fark ettik.

Bu yazımın özeti “ORTAMA UYUM” sağlayanlar yoluna devam edebilecek!

 

İçinde bulunduğumuz dönemi daha iyi anlayabilmek adına bazı tespitler yapmamız lazım.

Öncelikle EKONOMİ; birçok ekonomi uzmanı ve teorisyenine göre, bu salgın döneminde insanlar evlerine kapandığı için ekonomi yavaşlayacak. Yavaşlama ülkenin ekonomik büyüklüğü ile doğru orantılı. Amerika Birleşik Devletleri % 40 oranında bir daralma bekliyor. Hazırlıklarını buna göre yapıyor. Aynı şekilde Çin, Avrupa ve Rusya daralmaya uygun olarak ne önlem alacaklarını planlıyor ve derhal eyleme geçiyorlar.

Dünyada yaşanacak olan daralma ülkemizi de etkileyecek. Bu daralmaya karşılık Türyiye’nin de hazırlık yapması gerekir.

Ekonomik daralma öncelikle nakit akışına darbe vurur. İşletme cirolarında %50-80 oranında azalma görülür. Ciro düşüşü sabit giderlerin azaltılması yönünde önemli sinyaller verir. Orta ve küçük ölçekli işletmeler ilk ayda nakit daralmasını göğüsleyebilseler de takip eden aylarda sabit gider baskısının altında ister istemez çalışanlarının yarısını işten çıkartmak zorunda kalırlar. İşletmelerin üretim süreleri kısalır. Bu zorunlu tasarruf dönemi salgın süresince devam eder. Eğer işletme sahibi yeterli miktarda bir nakit varlığına sahipse bu dönemi en az hasarla atlatır. Aksi halde durum üzücü olur.

Böyle dönemlerde ülkeler orta ve küçük ölçekli işletmelerin tüm sabit giderlerini ya öteler ya da siler. Bu tür destekler işletmelere önemli bir can suyu olur. Eğer destek sağlanmazsa işsizlik oranı hızlı bir şekilde artar. İşsizlere bir maddi kaynak sağlanmazsa işsiz olanlar yaşam mücadelesi için çaresiz olarak her şeyi göze alabilecek noktaya gelebilirler.

Bu nedenle işsizlik oranının belli bir yüzdeyi geçmesi halinde ok yaydan fırlayabilir. Ülkemizde 5 milyondan fazla işsiz oluşması halinde çanlar çalmaya başlayacaktır. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan işsiz insanlar hayatta kalabilmek için her şeyi deneyebilirler.

İkinci konu DÖVİZ; daralma döneminde ülke ekonomisi ve kaynakları güçlü ise çoğunlukla bir sorun yaşanmaz. Ancak ekonomiyi canlı tutabilmek için ülke yönetimlerinin istemeyerek de olsa piyasaya para sürmesi kaçınılmazdır. Daralma döneminde yüksek düzeyde zarar görecek olan turizm sektörü ülkeye yabancı para girişi sağlamaya yeterli olmayacaktır. Döviz girişi sadece ihracata ile olacaktır. Küresel daralma dönemlerinde ihracatta azalır. Çünkü tüm dünyadaki daralma ihracatı da olumsuz etkiler. Bu şu anlama gelir. Döviz değer kazanacak! Aslında ülke fakirleşir. Ülkemizde dövizin hızlı bir şekilde yükseleceği aşikardır. Son bir yıl içinde ülkemiz kişi başına 500 usd fakirleşmiştir.

Üçüncü konu İŞSİZLİK; bu konuyu ilk maddede açıklamıştım. İşsizlik oranı çok önemli bir ekonomik parametre. Zaman içinde işsizliğin büyümesi tehlikeli bir durum. Bu sorun ancak devletin ailelere nakdi yardım yapması ve sabit giderlerini karşılaması veya ötelemesi ile bir oranda rahatlatılabilir.

Tüm işletme sahiplerine büyük görev düşüyor. İşten çıkartma yapmamak adına tüm olanakların seferber edilmesi gerekir. Yine bu bağlamda devletin KOBİ lere düşük faizli ve uzun vadeli finansman desteği sağlaması kaçınılmazdır. Bu destekler doğal olarak ülkenin para basması ile karşılanır. Orta ve uzun vadede Merkez Bankasının para basması enflasyonu artıracaktır. Profesyonel ekonomistler disiplinli bir yönetimle bu sorunun üstesinden gelebilir. Bunun dünya ekonomilerinde birçok yaşanmış örneği vardır.

 

Bu salgın döneminden olumsuz etkilenecek iş kolları:

Turizm, Hava Yolları, Yolcu Taşıma Şirketleri, Otomotiv, İnşaat ve EMLAK.

Orta düzeyde etkilenecek olan iş kolları:

Bankacılık ve Finans, Eğitim ve Öğretim, Petrol ve Tarım Hayvancılık.

En az etkilenecek olan iş kolları ise:

E-ticaret, İnternet, Kişisel Sağlık, Yiyecek ve Sağlık.

 

Şimdi bu resme bakarak Gayrimenkul Sektörünü bir değerlendirelim.

Gayrimenkul iş kolunun en çok etkilenecek olan iş kolları içinde olduğunu tekrar hatırlayalım. Bu dönemde alıcı ve satıcıları iyi anlamak ve yüksek düzeyde empati göstermek gerekir. Her iki grup da böyle bir daralma döneminde duygusal olacaktır.

Şimdi her iki grubu tek tek değerlendirelim:

ALICILAR

Bu dönemde alıcı çıkmaz diye düşünmek ve buna inanmak doğru bir tutum olmaz. Bu dönemde GERÇEK alıcılar ile karşılaşırsınız; yani, satın alma kararını vermiş, bütçesi olan, ne istediğini iyi bilen, bölgesini belirlemiş, belli bir süre içinde barınma sorununu çözmek isteyen.

Alıcılar bu tür dönemde daha cesur olurlar. Ellerinde ki satın alma gücünü kendi lehlerine kullanırlar. Bu doğal olarak fiyat tekliflerine yansır. Zamanla mülk fiyatları geriler. Durgunluk döneminde fiyatlar çakılmasa da önemli bir düşüş gösterir. Ben ipotekli satışların % 20-30 oranında azalacağını düşünüyorum.

Alıcı kendi tasarruf kaynaklarını kullanarak bir satın alma gerçekleştirebilir. Eğer kredi kullanacaksa işi biraz zor olabilir. Günümüzde bankalar konut kredisi verme konusunda reklam yapsa da iş göründüğü gibi değil! Bankalar kredi verecekleri kişinin gelir istikrarına, yaşına ve işsiz kalma potansiyeline bakarak karar veriyorlar. Bu yüzden her 5 kredi başvurusundan sadece 1 i sonuç alıyor.

İster istemez alıcılar bu dönemde ellerindeki nakit paranın alım gücünü bilerek mülk için istenen fiyatın altında teklif götüreceklerdir. Eğer satıcı motiveyse ve mantıklı düşünüyorsa gelen ilk teklifi kabul etmesi en doğrusu olur. Bu dönemde fazla naz büyük acılara neden olabilir.

SATICILAR

Bu dönemde satıcıların işi daha zor. Bir taraftan daha önce gelen teklifleri nasıl kaçırdıklarına üzülürken diğer taraftan da yeni teklif alamayacaklarının endişesine kapılacaklar.

Gayrimenkul Danışmanlarının satıcıların stres altında olduğunu unutmaması ve daha empatik yaklaşması gerekir. Satıcılara daha fazla yol göstermeye ve yardıma etmeye çalışmalısınız.

Satıcılar bu dönemde çok sessizleşeceklerdir. İnternete verdikleri satılık ilanları bekledikleri çağrıyı almayınca sohbet edecek birilerini bulamayacaklardır. Onları sıklıkla arayıp içinde bulundukları bu zor dönemde onlara yol gösterebilirsiniz.

Size çokça soracakları soru ise

Piyasa nasıl? Alıcı var mı? Fiyatlar daha çok düşer mi?”

Sıkça duyacağınız bu soruya yanıtınız profesyonelce hazırlanmış olmalıdır. Ben size aşağıda, kullanabileceğiniz ve geliştirebileceğiniz bir diyalog örneği vermek istiyorum.

Piyasa oldukça yavaşladı diyebiliriz. Müşterilerimizin üçte biri bu salgın geçene kadar işlemlerini durdurma kararı aldı. Diğer üçte biri ise normal olarak devam ediyorlar. Ama çok motive olmadıklarını görüyoruz. Diğer kalan üçte birlik grup ise kararlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Onlara hizmet vermeye devam ediyoruz.

 Bu süreçte mümkün olduğu kadar hijyene ve salgına karşı korunma tedbirlerine dikkat ediyoruz.

Sunumlarımızı sanal ortamda yapıyoruz. Görüşmeleri telefonda görüntülü gerçekleştiriyoruz. Mülkü görmek gerekirse salgına karşı tüm önlemleri alıp servis veriyoruz. Mesleğimiz eskisi kadar eğlenceli olmasa da biz sizin sağlığınızı ve ihtiyaçlarınızı önemseyerek işimizi profesyonelce yapmaya devam ediyoruz.

Başka sorularınız olursa cevap verebilirim. Beni çekinmeden bu telefon numarasından arayabilirsiniz.” 

 

Bu özel dönemde SATICI ’lar sizden yüksek bir beklenti içinde olacaklardır. Empatik olmanız yanında mantığınızı doğru kullanarak sonuca gidebilirsiniz.

Unutmayın Satıcıların kendini daha ÖZEL HİSSETMEK istediği bir dönemdeyiz.

 

Şimdi gelelim Gayrimenkul Danışmanına.

Bizler bu dönem neler yapmalıyız?

Aslında NE yapacağımız da önemli bir fark yok. Asıl NASIL yapacağımız da farklar var. Eskiden her ne yapıyorsanız aynısını evde yapmaya devam etmelisiniz. Evde aynı disiplini sağlamakta zorlanacaksınız. Bu kesinlikle doğru. Evde kalmak zorunda olan diğer aile fertleri de var. Ancak siz evdeki diğer insanlardan destek ve anlayış istemek durumundasınız.

  1. Önce Sağlık: Kendi sağlığınıza dikkat edin. Hem akıl hem de beden sağlığınıza. Bu dönemde psikolojinizi bozacak fazla miktarda endişe ve korkuya maruz kalacaksınız. Evde koşmak zor olabilir. Ama esneme hareketleri yapabilirsiniz. İnternette bununla ilgili birçok video var. İyi uyumalısınız. Geç saatlere kadar uyumuyorsanız bunu derhal düzetmelisiniz. Vitaminlerinizi almayı unutmamalısınız. Özellikle C, D, E vitaminleri ve bağışıklık güçlendiriciler.
  2. Programınıza sadık kalın: Daha önce mesleğiniz ile ilgili ne yapıyorsanız aynısına devam edin. Yeterli sayıda telefon görüşmesi yapın. Hatta biraz telefonla arama sayısını artırabilirsiniz. İster istemez ziyaret ve bölge çalışması frekanslarınız bozulacak. Bunları başka aktiviteler ile doldurun. Kısacası haftalık programınızda ne varsa aynen uygulayın. Ofis olarak yapacağınız toplantıları ZOOM üzerinde rahatça yapabilirsiniz.
  3. Servis verin: Tek yapmanız gereken tüm sağlık önlemlerini alarak servis vermek. Servis vereceğiniz mülkü önceden havalandırın. Hatta mülkün pencerelerini açarak servis verin. Mülkte yaşayanlar varsa onları tek bir odaya toplayın. Maske dağıtın. Galoşu söylememe gerek yok sanırım. Kalabalık ziyaretler yapmayın. Sadece satın alma kararı verecek olanlara servis verin. Servis süresini kısa tutun. Siz de maskenizi takın ve ellerinizi dezenfekte etmeyi unutmayın. Eldiven takmayın. Eldivenlerin bulaştırıcı özelliğini dikkate alın. Müşteriler ile mesafenize dikkat edin. El sıkma gibi temaslardan kesinlikle uzak durun. Tek bir araca doluşmayın. Her bir araçta en fazla 2 kişi olsun.
  4. Baltanızı bileyin: Bu dönemde kendinize yatırım yapabilirsiniz. Sizi geliştirecek bolca kitap okuyun. Video eğitimlere katılın. Prova yapın. Özellikle daha önce ihmal ettiğiniz yetkinliklerinizi tek tek geliştirin. Pandemiden sonra kullanmayacağınız tüm becerileri bırakın ve yenilerine yelken açın. Dijital pazarlama ile aranızı düzeltin. E-posta pazarlama, sosyal medya pazarlamasını artık ciddiye alın. Nasıl uzmanlaşabilirsiniz bunun araştırmasına koyulun. Zoom ve benzeri platformları hemen öğrenin. Uzaktan sunum yapmayı, video hazırlamayı artık hayatınıza katın.
  5. Planlama sürenizi 30 güne çekin: Evet, büyük bir sisin içinde olduğumuz için uzun vadeli plan yapmaktan kaçının. Planlarınız en uzun 3 ay olmalı. Her ayı ayrı ve genel duyumlara göre gözden geçirerek planlayın. Aktivitelerinizin önemli bir bölümü aktif dijital pazarlama olacağı için bu aktiviteye yeterince yer açın.
  6. İletişim sürenizi ikiye katlayın: Tüm alıcı ve satıcılarınızla daha fazla insani ve empatik görüşmeler yapın. Sağlıklarını önemsediğinizi samimi bir dille ifade edin. Yüz yüze görüşmelerde maske, dezenfektan dağıtarak güzel işler çıkarabilirsiniz.

 

Evet, biz danışmanlara salgın döneminde çok iş düşüyor. Gerçek bir danışman olup olmadığınız bu dönemde ortaya çıkacak.

Eğer bu dönemin koşullarına uyum sağlarsanız ayakta kalırsınız.

Aksi halde salgın, sizi de sistemin dışına çıkartabilir.

Kitaplarımın yeni baskısı hazır. Okumak isteyenler satın alıp okumaya hemen başlayabilirler.

Bu arada bana gayrimenkul sektörü hakkında yazılmasını istediğiniz bir kitap öneriniz varsa yazmanızı rica ediyorum. Birlikte sektöre bir kitap kazandırmış oluruz.

Sağlığınıza dikkat edin.

Güven AÇIK

close

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Yukarı kaydır
%d blogcu bunu beğendi: